İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Pencere

Pencere Şiiri - Füruğ Ferruhzad

Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine

Bir pencere, yeter bana

Oyuncak bebeklerin ülkesinden geliyorum ben
Bir resimli kitap bahçesinde
Kağıt ağaçların gölgesi altından
Toprak yollarında geçip giden
Kuru mevsiminden, kısır aşk ve dostluk deneylerinin
Sıralarında veremli okulların
Alfabelerin soluk harflerinin büyüdüğü yıllardan
Ve kara tahtaya taş sözcüğünü yazar yazmaz çocuklar
Ulu ağaçlardan sığırcıkların çığlık çığlığa kanat çırparak
Uçup gittikleri
o andan
Etobur bitkilerin köklerinden geliyorum ben
Ve hala başım
Dopdolu
Bir deftere toplu iğnelerle
Çakılan
O kelebeğin yabansı sesiyle
Asılınca güvenim adaletin koptu kopacak ipiyle
Ve bütün kente
Parıldayan ışıklarımın yüreğini parça parça edince onlar
Koyu renk mendiliyle yasanın, bağladıklarında
Aşkımın çocuksu gözlerini
Ve isteğimin acili şakaklarından
Fışkırdığında kan
Yaşamım artık
Hiçbir şey olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvardaki saatin tiktaklarından başka
Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok
Çılgınca sevmekten başka

Bir pencere yeter bana bir tek pencere
Bilince ve bakışa ve suskunluğa
Işte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı
Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı
Ve sor aynadan
Adini kurtarıcının
Ve işte senden daha yalnız değil mi
Ayaklarının altında titreyen gökyüzü?
Yıkıntı elçiliğini, peygamberler
Kendileriyle birlikte getirmediler mi çağımıza?
Ve yankıları değil mi o kutsal metinlerin
Bu patlamalar ardarda
Bu zehirli bulutlar?
Ey dost, ey kardeş, ey herkes!
Yazın tarihini gül soykırımının

Füruğ Ferruhzad

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanı kendine geri çağırır.

Şiir, bir pencereden dünyaya bakma arzusuyla başlar; anlatıcı, çocukluk ve masumiyet imgeleriyle örülü geçmişinden getirdiği kırılganlığı ve yalnızlığı dile getirir. Adaletsizlik, aşkın çocuksu gözlerinin bağlanması ve isteğinin acıyla bastırılması karşısında çaresizlik yaşar. Sonunda tek bir pencereye sığınarak çılgınca sevmekten başka yol olmadığını söyler; kurtarıcıyı sorgular ve çağın yıkımına tanıklık eder.

Ana duyguçaresizlik
Ana temayalnızlık
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Dünyanın acımasızlığı ve yalnızlığı karşısında tek sığınak, çılgınca sevmek ve bir pencere açmaktır.

Temel çatışma

Masumiyet ve çocuksu sevgi ile adaletsizlik, yıkım ve yalnızlık arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Çocukluk anılarından başlayıp adaletsizlik ve yalnızlıkla yoğunlaşan, sonunda tek bir pencereye ve sevmeye sığınan bir çizgi izler.

ATMOSFER

Hüzünlü ve kasvetli bir atmosferde, çocukluk imgeleriyle örülü yalnız bir iç dünya.
hüzünlüyalnızkasvetlinostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.