Şiir, hayatın acele etmeden söylediği şeydir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Karanfil IV

Karanfil IV Şiiri - Ferman Karaçam

yoluma düştün
kan kırmızısı karanfil

işte bu yüzden
incecik parmaklarının ucunda
türküler
biçiyor alnımı ortasından

dağlara vuruyorum göğsümü

bilen biliyor karanfil
gözlerin denize düştü bir kez
istanbul köpük köpüktür şimdi

işte bu yüzden
sizin oralar aklımdan çıkmıyor
sahi
sizin oralar neresi karanfil
ardahan mı, bitlis mi, kosova mı, cezayir mi, geyve mi, kudüs mü

sizin oralarda
ekinleri gök iken mi biçerler karanfil

sık ağaçlı yerler midir sizin oralar
sizin oralarda
göğüs yangınını söndürecek kadar engin deniz bulunur mu

sizin oralarda
annelerin mendillerini kurutacak kadar büyük güneş var mıdır

sizin oralarda
gül filizleri üzerine ayakkabılarınızla mı basarsınız

sizin oralarda
aşk filizlerini azı dişlerinizle mi ezersiniz

sizin oralarda
ceylanların gözleri zeytinkarası mıdır

sizin oralar urfa mı, buhara mı, karaağaç mı, medine mi, rize mi, caharkale mi, erzincan mı

sizin oralarda
yalancıları titrek seslerinden mi yoksa aynaya bakarak mı tanırlar

sizin oralarda
ilk yaz uykularına kekik kokularını yavru ceylanlar mı karıştırır

sizin oralarda
deniz mavi, türkü mavi, yürek mavi, kanda ateş mavi midir
karanfil

yoluma düştün
kan kırmızısı karanfil

işte bu yüzden bir dergi yandı göğsümde
yüzüm, ellerim, yıllarım tutuştu karanfil

işte bu yüzden
kanadıma kar değdi
yüzüme yüzün, alnıma
ay düştü

boynun boynuma düştü
"ozanım bugün, şairim bugün"
dolanma başımda
vurma beni anabelle'im

sürgün duyguların engin gülüşü
hasretin yanıyor ta kanlıca'da
eriyor, eriyor, akıyor gövdem
buluyor gözlerin beni her yerde

yoluma düştün
kan kırmızısı karanfil

işte bu yüzden her şey bir anda oldu

sahaflarda şiir kitapları bir çift güvercin oldu
mektuplar, öyküler ve tiyatrolar hepsi süreyya oldu
istanbul bir leyla oldu

sen bir ışık oldun, bengisu oldun, bahar oldun, gonca oldun

toprağı bağrımda bir gonca gibi
öpüp öpüp kokladım küçüğüm
kıyar mıyım sana düşme göğsümden
boyandım rengine civanım canım

kaldır başını canım
vur beni
ette kurşun dursun, yarada kezzap, ciğerde
kan, yürekte
sevdan
kaldır başını leyla
böyle sevda bir defa yaşanır
bu çağda

at koşuyor, damar çatlıyor / yar
topraktan ter akıyor
türküden hicran akıyor
parmakların içime akıyor
geceye ak düşüyor, yıldızlara tılsımın
kanıma ateşin düşüyor
omuzuma dağlar düşüyor
yüzüme bak ey
alınyazım, al yazmalım, karagözlüm
oğulda balım, dağımda
karım

çar kaşını, düş peşime kurbanın olayım
kurbanın

böyle sevda bir defa yaşanır bu
çağda ve
alaca topraklarda kızarır gül gül olur
alagülde barut olur

mecnun olur

döşte yara olur / a balım
yiğitte işte böyle
böyle
be

yoluma düştün
kan kırmızısı karanfil

başımda kavak yelleri esmiyor
yüzüme iyi bak
gün eğri düştü omuzlarıma
karanfil

Ferman Karaçam

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

Şiir, "kan kırmızısı karanfil" diye seslenilen bir sevgiliye duyulan yoğun özlemi ve tutkulu aşkı anlatır. Anlatıcı, sevgilinin nereli olduğunu bilmediği hâlde onun memleketini çeşitli şehir ve ülkelerle anarak arar; bu arayış, aşkın coğrafyayı aşan ve sürekli bir hasretle yaşanan doğasını gösterir. Şiir, sevdanın bir defa yaşandığı ve acıyla iç içe olduğu düşüncesine bağlanır.

Ana duyguaşk
Ana temaaşk
Duygusal yönkarma
Yoğunluk90/100

ANLAM

Ana düşünce

Aşk, coğrafyayı ve zamanı aşan, acıyla iç içe yaşanan bir tutkudur.

Temel çatışma

Kavuşma arzusu ile ayrılık ve hasret arasındaki gerilim

Duygusal akış

Şiir baştan sona tutkulu aşk ve özlem çizgisinde ilerler; yer yer hüzün ve sitem tonu belirginleşir.

ATMOSFER

Tutkulu bir aşkın ve derin bir özlemin iç içe geçtiği, yer yer hüzünlü bir atmosfer.
romantikhüzünlünostaljikgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.