Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Karanlık Duvarlar

Karanlık Duvarlar Şiiri - Erdem Bayazıt

I.

Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.

II.

Kara ağaç gibi bağlıyım katı bir çağ bu
Her şey bir makine düzenine gidiyor
- düzen diyorlar beni çağırıyorlar -
Irmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu
Baktığımız her şeyde bir yalan kabuğu
Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz.

III.

Şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa
bağlıyorsunuz
Doğmadan ölüme yöneldik gerisi yok diyenler var
Sınırlı yıl oyunlarına inananlar var
Sizin güveniniz bir güneş düzeninde
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum
Bir ağacı büyütüyorum her yerimle
Bir ağacı uyguluyorum - her şey bir ağaç düzeninde -
Yerde gökte ve her her yerde
Dallarında ben ağacın incecik köklerinde
Boğuluyorum - bağlanıyorum -
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum.

IV.

Şu dar odanın katı yalnızlığında
Ve her şeyin çıplaklığında
Durup bir pencereyi deniyorum
Gizliliğin dışına çıkıyorum
Araçların
İnsanların
Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
İçimde yalnız ve yapraksız
Bir kavak ağacı büyüyor - Çıplak ve göğe doğru -
Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
Bir ağlama duvarı bu.
Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında
Ve aklın dar yalnızlığında
Şehrin ve herşeyin
Ve kalabalığın yorgunluğunda
Saçların ve parmakların
Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında
Ve aynaların sığ görünümünde
Bunalıyorum.

V.

Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.

Maraş 1959

Erdem Bayazıt portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan kendini anlatırken değil, saklarken belli eder.

Şiir, modern şehir yaşamının bireyi sürüklediği kör gidişleri, dar sokakları ve makineleşen düzeni anlatır. Anlatıcı, bu kısır döngü içinde çaresizce direnirken yalnızlığa, suskunluğa ve karanlığa sığınır. Şiir, bireyin çağın baskısı altında kendine bir çıkış yolu arayışını ve içsel çöküşünü yansıtır.

Ana duyguÇaresizlik
Ana temaYalnızlık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Modern hayatın düzeni ve kalabalığı içinde birey yalnızlaşır, çaresizleşir ve kendini bir kısır döngüde bulur.

Temel çatışma

birey ile toplum/şehir düzeni arasındaki uyumsuzluk ve çaresizlik

ATMOSFER

Şiir, dar sokaklar, apartmanlar ve kalabalık içinde sıkışmış, boğucu ve kasvetli bir atmosfer sunar.
KasvetliBoğucuYalnızGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.