Her şiir biraz eksik kalmış bir konuşmadır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Salgı

Salgı Şiiri - Enis Batur

Her yıl, ağustosta. Bu büyü işte,
kısaca allegro diyorum ona ben:
Hem zarif, hemde kaba oluyor ağı.
Hem zarif, hem de kaba nasıl olur
derseniz, bakın: ince dokuduğu için
zarif, uzun uzadıya çalışmadığı için
kaba. Köşeleri sever çoğunlukla
aşağıda dokur ve ağın dışına çekilir.
Nereden mi biliyorum bunları?
Eskiden örümcektim ben.

Her yıl ağustosta. Yalnız kalınca
rahatlarlar: Kadın eli dolaşmaz
dolaplarda, duvarlarda. İpin ucunu
kaçırıverirler tabii: Ekmek kutusu,
ilaç çekmecesi, abajurla ampulün
arasında büyük trapez yaşanır
bir ay boyunca. Bu tutku işte,
onun adı andante grazıoso aslında.
İnce, ipince dokur, bilir av için
önemini ayrıntıların. Eskiden örümcek
olmasam bilmezdim bütün bunları ben.

Hayır, zehirlileri pek yaşamaz burada.
Geçen yıl rastlamıştım birine,
çoktandır açmadığım piyanonun
kapağına sokulmuş, Fırtına'nın
ilk notalarıyla kıpırdayınca gördüm
onu: Siyah, diyez, attaca diyordum
bu örümceklere ben, (bir tuhaf gülerek)
'ölüm gelecek' benim 'gözümden bakacak'.
Korku mu, taşkı mı, ikisinin arasında
bölünmüş bir yangın mı, kapağı tak
kapatmıştım üstüne. Ağına rastlamadım-
ben de kurmaz mıydım yoksa, eskiden.

Ağustos, kasım, mart: Örümceğe
iklimler değil koyu zamanlar gerek.
Geceleri severim ben, kuytu ve aseyrek
çağların içinden ağır ağır geçmek:
Bilir misiniz parmaklarımdaki arı
yalnızlığı, nereden bileceksiniz-
Piyano, şiir, ağ içre ilerleyen saatte
duyduğunuz tik tak bende dolarken
çekip gitmektir bütün istediğim:
Dolanır kalır oysa kurumuş gövdem,
bu eşsiz ağı eskiden ben kendi kendime örmüşsem.

Enis Batur portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan en çok, anlatamadığı yerde derinleşir.

Şiir, eskiden örümcek olduğunu söyleyen bir anlatıcının ağustos aylarında örümceklerin ağ örme alışkanlıklarını anlatmasıyla başlar. Anlatıcı, örümceklerin zarif ve kaba ağlarını, yalnız kalan evdeki hareketlerini betimler; ardından zehirli bir örümcekle karşılaşmasını ve onun ölümü çağrıştıran sözlerini aktarır. Şiir, anlatıcının kendi yalnızlığını, piyano ve şiirle örülü iç dünyasını ve geçmişte kendi ağını örmüş olmanın ağırlığını dile getirmesiyle sona erer.

Ana duyguYalnızlık
Ana temaYalnızlık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Yalnızlık, geçmişte kendi kendine örülmüş bir ağ gibi insanın içinde dolanıp kalır.

Temel çatışma

geçmişteki örümcek kimliği ile şimdiki insan benliği arasındaki gerilim

Duygusal akış

Örümcek ağlarının betimlenmesinden kişisel yalnızlık ve geçmişe dair pişmanlık duygusuna doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Yalnızlık ve geçmişin ağırlığının hissedildiği, melankolik bir iç dünya.
HüzünlüYalnızNostaljikGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.