Bazı cümleler kapıyı çalmaz; doğrudan içeri girer.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir

Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir Şiiri - Edip Cansever

Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
...Ve yarışırsa ancak Monet'nin
Kadınlarına yaraşan giysilerinle
Gördüm de
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
Bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
Bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında
Öyle kısaydı ki adımların
Şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
Ölçülür ve denk düşerdi ancak
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Yok bir yanıtın "nereye" diyenlere
Bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
Ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler'den Hisar'a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
Mutfağın mutfak olalı böyle
Bir adın vardı senin, Tomris Uyar'dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.

Edip Cansever portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

Şiir, anlatıcının sevdiği kişiyi hiçbir zaman uzun bir yolda yürürken görmediğini, onu hep yağmur altında, kadeh tutarken, bir kıyıya bakarken, kısa adımlarla, otel kapılarında, tahta köprülerde, çiçekler ve kediler arasında gördüğünü anlatır. Anlatıcı, sevgilinin adımlarının kısalığını, cevapsız kalışını ve çocuksu hallerini hatırlar. Şiir, Tomris Uyar'a doğrudan seslenerek ona olan hayranlık, özlem ve sevgiyi dile getirir; sonunda 'Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma' diyerek içindeki hüznü ve yalnızlığı sezdirir.

Ana duyguSevgi
Ana temaAşk
Duygusal yönKarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Sevilen kişi, anlatıcının zihninde hep özel anlarda, kısa ve geçici görüntülerle belirir; hiçbir zaman sıradan bir yolda yürürken görülmemiştir.

Temel çatışma

Anlatıcının sevgiliye duyduğu yoğun hayranlık ve sevgi ile sevgilinin ulaşılmazlığı, cevapsızlığı ve anlatıcının yalnızlığı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Şiir baştan sona sevgi ve hayranlık duygusuyla örülü olmakla birlikte, son bölümde 'Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma' dizesiyle hüzün ve yalnızlık duygusu belirginleşir.

ATMOSFER

Şiir, yağmurlu, kıyı kenarlarında geçen, sevgi ve hüznün iç içe olduğu nostaljik bir atmosfer taşır.
HüzünlüNostaljikRomantikYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.