Kelimeler bazen gitmeyenlerin yerine kalır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Bir Su Yılı Denebilirdi

Bir Su Yılı Denebilirdi Şiiri - Edip Cansever

Bir su yılı denebilirdi geldi geçti
Üstünde durmuyorum.
Terledim, bulanık baktım.
Ne varsa kendiliğindendi
Hemen hemen evden çıkmadım.

Sanki avuçlarımda sürekli
Yıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği,
Ola ki makyajı bir oyuncunun, karışmış gözyaşlarına
Yeni kireçlenmiş bir duvarın kireci
Avuçlarımda sürekli..
Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorum
Kalmışsa kalmıştır bir çomak gibi
Kuru
Artık kullanılmayan bir demiryolu
Kararmış, kırık dökük
Üstünde bir yük vagonu.

Mavi bir araba kapımın önünde
Bütün yıl
Bir su yılı
Kapısını kimse açmadı
Açıp kapamadı hiç kimse
Aslında mavi de sayılmazdı pek
Balkıyıp duruyordu kırmızı bir şakayığın renginde
Yani sabah güneşlerini denizde
Günbatımını denizde
Severek yaşayan bir balık da denebilirdi ona
Çünkü düşler gerçekle
Gerçekler düşle
Anlayınca bir gün buluştuğunu
Geçirir her günceye kısa bir yolculuğu
Ama bir takı eksik gibidir bir sözcükte
Damağın dudağın alışkanlığına karşı
Kalbin atışlarıyla çok uyumlu bir de.

Hadi anlat deseler anlatamam
Bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi
Yani bir kunduzu karşıdan karşıya yüzdüren sezgi
Nedir ben bilemem ki
Belki bir raslantıdır da ondan mı sevdanın yeri
En yakın yeri
En uzak yeri
Bitmeyen yeri
Bitecek yeri
Farkedilmez zaten anlaşılmış sevdanın
Anlaşılmaz sevda ile bütün ekleri.

Gözlerim sevdim seni
Kökleri gözlerimin
Suyunu benden içen ıssız bir kasaba gibi..

Edip Cansever portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler insanın omzuna sessizce dokunur.

Anlatıcı, geride kalan bir yılı 'su yılı' olarak adlandırır ve bu dönemin kendisinde bıraktığı belirsiz, dağınık izleri anlatır. Evden pek çıkmadığı, terlediği ve bulanık baktığı bir zamanı; avuçlarında kalan dokunulmuşluk, kireç, kırık bir demiryolu ve kapısı açılmayan mavi bir araba gibi imgelerle dile getirir. Şiir, düş ile gerçeğin iç içe geçtiği, sevdanın yerinin belirsizleştiği bir iç yolculuğa dönüşür; sonunda anlatıcı gözlerine seslenerek sevgiyi ve bağlılığı itiraf eder.

Ana duyguHüzün
Ana temaZaman
Duygusal yönKarma
Yoğunluk60/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçen zaman ve yaşananlar, düş ile gerçeğin iç içe geçtiği belirsiz bir iz bırakır; sevda ise en yakın ve en uzak yerde, anlaşılmaz eklerle var olur.

Temel çatışma

düş ile gerçek arasındaki iç içe geçiş ve sevdanın anlaşılır/anlaşılmaz oluşu

Duygusal akış

Belirsizlik ve dağınıklıktan sevgiye ve kabullenmeye doğru yumuşak bir geçiş var.

ATMOSFER

Sisli, belirsiz ve içe dönük bir zaman algısı; hafif hüzünlü ama sıcak bir sevgi itirafıyla sonlanıyor.
HüzünlüNostaljikYalnızDingin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.