İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Acı Bahriyeli

Acı Bahriyeli Şiiri - Edip Cansever

Binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği
Aşk, o benim en güzel hayvanımdır
En yeşil ormanların en yeşil mantığında
Duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının
Ya da bir akşamüstü lokantası gibi
Çöküp de köylülerin yorgun argın
Aşk
Çok belli bir dudakta iki kişi olmanın.

Çok gördüm bir kadındır atlanıp gözlerinden
Göz, o benim en deli hayvanımdır
Bir fiildir ne zaman, durakalmış bir fiil
Ucuza yaralanmış, vurulmuş serserilikten
Gözdür, kim ne derse desin, bütün aşkların en serserisi
Karasız, durgun ve küçülmüş bunca serüvenden
Aşk
En bitirim acılarda en dayanıklı büyüyen.

Tükenmez ağızlarda tükenmez seslenişler
Ses, o benim en çoğul hayvanımdır
Değil ki yaşarken, niteliksiz sevişirken
Bendeki her şeye, sizdeki her şeye bir uzanım
Ya da bir sıkıntıya renk katar gibi
Fışkırmış içinden bunca kısırlığın
Ses
En kesin çığlıkları kendiyle konuşmanın.

Duygular patronu, özeti meyhanelerin
Laleler, onlar ki benim en çiçek hayvanlarım
Elinde bir çakıyla her zaman bahriyeli
Durup en değersiz yerinde kaldırımların

Ya da bak kardeşim benim adım Süleyman
Orası karşı kaldırım, orospu bahçeleri...
Bana kalırsa yanyana gelmeyelim
Bahriyeli!
Belki bir sıkıntı var denizsiz gemilerin.

Bir sorumsuz kapımı çalar her sabahleyin
Kapılar, onlar ki benim en kadın hayvanlarım
Oysa ben her türlü kıpırtının ardından
Bir böcek, bir ışık ve yoksullar gibi korkarım
Ya da bir yolculukta bunalmış gibi
Varıp da farkına uzaklığımın
Korkular
Bak kardeşim benim adım Ismayıl
Kafamı kızdırma adamı bıçaklarım.

Binlerce yıl ya da binlerce yılın niteliği
Zulümler, onlar ki benim en kesin hayvanlarım
Tunç öküzler içinde yanması esirliğin
En soysuz ağızları en katı mantıkların
Ya da bir Neron’un yeniden gelişi gibi
Görüp de halini deşilmiş karınların
Aşk
En bitirim acılarda en dayanıklı kalmanın.

Sen miydin acı lâle, cam dışları gibi gösterişli
Lâleler, onlar ki benim yakınlık arkadaşlarım
En canlı yüreklerin en canlı mantığında
Sürüler, sürüler, insan sürülerinin
Ya da bir Sivaslının gölgesi gibi
Karanlık, ağır, mahzun dönmenin
Lâleler
Kim bilir nerde kim bilir kimi sevdiğimin.

Edip Cansever portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

Şiir, aşkı, gözü, sesi, laleleri ve zulümleri hayvan metaforlarıyla ele alarak insanın duygusal ve toplumsal hallerini sorgular. Anlatıcı, farklı kimlikler (Süleyman, İsmail) üzerinden korku, yoksulluk, esaret ve sevgi temalarını işler. Şiir, aşkın acılara dayanıklılığını ve insanın kırılganlığını vurgular.

Ana duyguHüzün
Ana temaAşk
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Aşk, acı ve zulüm karşısında bile en dayanıklı ve insani duygudur.

Temel çatışma

Aşkın yüceliği ile insanın acımasızlığı ve kırılganlığı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Aşkın yüceltilmesinden korku ve zulme, ardından tekrar aşka dönüş.

ATMOSFER

Hüzünlü ve sorgulayıcı bir atmosferde aşk, acı ve toplumsal eleştiri iç içe geçer.
HüzünlüGerginNostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.