Şiir, hatırlamanın en zarif biçimlerinden biridir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

İt Dalaşı

İt Dalaşı Şiiri - Charles Bukowski

kalbinle giriştiğin bir haksız mücadele bu
kendi yüzüne attığın pençedir aşkın mührü
tut ki yaralısın, iyileşmeyecek kadar, çaresiz
uzaktaki kar tanelerine tutunmak için yarışır mı serçeler
özlemenin imkansızlık olduğunu bile bile

durmadan meşgul çalan bir telefonun ucundasın
bileklerin yanlış ibreye ayarlı: tam 12′ den vuruldun!
hedef tahtasının bile ‘artık yeter’ dediği andır
kursağında suskunluk, senin o soylu suskunluğun,
kimbilir hangi kayıp haritayı çıldırtır…

çarpışmayan hiçbir tanrı kalmadı bu hikayede
yaşadığımız ‘atlatma haber’e sıradan bir başlık uyduracak kadar cakalıyız
darmadağın ayak izlerime bakıp da nasıl biteceğini hesaplama bu yolun
kalbimle it dalaşındayız, hiçbir atlas kucak açmıyor içimdeki ülkeye
ölüme yıllardır küs olmasam bir akrebe sevda büyüteceğim

içimden geçen her şeyin günlüğü tutuldu
rahat olabilirsiniz, size de yer var bu oyunda
taburu yanlış patikaya süren acemi bir rütbeliydim
hepimiz o coğrafyanın ortasında kaybolduk
şimdi falcıların önünde tek sıra hizadayız
bizim için açılıyor sinek, papaz, kız,
aşk, ayrılık, unutma mecburiyeti,
semalar üstü inatlaştığımız tanrı…

durulduk sonunda, morfine uğramış zır deli kadar özgürüz
biletimiz kesildi, cehenneme kadar bütün yollar açık
varsa sıratın üstünde de sürüp gider bu it dalaşı
bir ağızdan çekilen yuhlara da katlanırız
kıyamete ne kaldı aşk bittikten sonra?

ömür mü?
yük kervanıdır, geçtiği her adımda biraz daha derinleşir iz
gökyüzüne darılıp kalır anılara yetişemeyen o evcil akbaba

Charles Bukowski

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın içinde kalan yarım cümlelerin devamıdır.

Şiir, aşkın yaralayıcı ve çaresiz bir mücadele olduğunu anlatır. Anlatıcı, aşkın pençesinde yaralanmış, özlemin imkânsızlığını kabullenmiş bir hâlde, kaybolmuşluk ve ölümle iç içe bir ruh hâli sergiler. Sonunda bir tür özgürlük ve kıyamet sonrası boşluk duygusu öne çıkar.

Ana duyguçaresizlik
Ana temaaşk
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Aşk, insanı yaralayan, çaresiz bırakan ve sonunda ölümle yüzleştiren bir mücadeledir.

Temel çatışma

aşk ile çaresizlik arasındaki gerilim

Duygusal akış

Başlangıçtaki yoğun çaresizlik ve hüzün, son bölümde yerini özgürlük ve kıyamet sonrası bir kabullenişe bırakır.

ATMOSFER

Kasvetli ve boğucu bir atmosferde, aşkın yaraları ve kaçınılmaz sonu işlenir.
hüzünlükasvetligerginyalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.