Herkes susar; bazıları şiir yazar.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Riyâh-ı Leyâl

Riyâh-ı Leyâl Şiiri - Cenap Şahabettin

Ey gizli kebuterlerin âheste sürûdu
Ey mirvaha-i lâne-i mürgân
Ey bâd-ı hırâmân
Âfâka inince gecenin sütre-i dûdu
Başlarsın ufuktan seyelâna
Bâlîn-i cihâna!
Ol dem ki olur, ey tarab-âmûz-ı hayâlât,
Bir nây-ı zümürrüd gibi nâlân
Destinde nihâlân…
Ol dem ki olur dest-i bilûrunda semâvât,
Bir çeng-i dil-âvîz-i müzehheb
Bir ûd-ı mükevkeb…
Ol dem getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,
Ondan bana sen gizlice bir ses,
Ey bâd-ı peyem-res,
Ol dem getir ondan bana sen gizlice bir ses;
Ol dem götür ey bâd-ı şebângâh,
Benden ona bir âh! …

Bir ninni ile rûh-ı leyâli uyutursun;
Ervâha eder da’vet o ninni
Bir hâb-ı muganni!
Bir hâb-ı muganni ile rûhu avutursun;
Bir hâb-ı mugannide gönüller
Rü’yâları dinler!
Ey bâd-ı muganni ki hadâıkda verirsin
Her nağmeye, her saza muâdil
Yapraklara bir dil…
Ey bâd-ı muattar ki semâdan getirirsin
Her zühreye bir nâme-i hoş-bû,
Bir bûse-i dil-cû…
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,
Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,
Ondan bana bir ses! …
Ey bâd-ı peyem-res getir ondan bana bir ses,
Yâhûd götür ey bâd-ı şebângâh
Benden ona bir âh! …

Ey dağların en sâf ü tabiî nakarâtı,
Tekrîr-i sürûdunla ağaçlar
Cûlar gibi çağlar!
Dağlarda akan çeşmelerin hoş nagamâtı
Eyler seni, ey bâd-ı tabîat,
Dağdan dağa da’vet!
Ey zemzeme-fermâ-yı ser-âheng-i sahârî
Her sûdan edersin dil ü câne
İsâl-i terâne!
Senden alır elhânını ebhâr u mecârî;
Her sahile bir neşe verirsin,
Bir ses getirirsin…
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,
Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,
Ondan bana bir ses! …
Ey bâd-ı peyem-res getir ondan bana bir ses;
Yâhûd götür, ey bâd-ı şebângâh
Benden ona bir âh! …

Mizmâr-ı serâdan gelen âsûde nevâlar,
Cûlardaki sâzende hayalât,
Dağlardaki esvât,
Ebhâr u sevâhildeki bîhûde sadâlar
Vermez dil-i şeb-hîzime ârâm;
Etmez beni hoşkâm!
Ben neyleyim elhân-ı yek-âheng-i cihânı?
Ey lâne-i seyyâl-i mezâhir,
Ey bâd-ı meşâcir,
Anlat bana bir dildeki âheng-i nihânı;
Gönder bana bir zemzeme-i sâf,
Bir nağme-i şeffâf…
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,
Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,
Ondan bana bir ses! …
Ey bâd-ı peyem-res getir ondan bana bir ses,
Yâhûd götür ey bâd-ı şebângâh,
Benden ona bir âh! …

Cenap Şahabettin

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir şiir, insanı hiç tanımadığı kendisiyle tanıştırabilir.

Şair, gece esen rüzgâra seslenerek sevgiliden bir ses getirmesini ya da ona bir ah götürmesini ister. Rüzgârın doğadaki sesleri, ninnileri ve nağmeleriyle avunmaya çalışsa da içindeki özlem dinmez. Şiir, sevgiliye duyulan hasretin ve ondan gelecek bir sesle teselli bulma arzusunun etrafında döner.

Ana duyguözlem
Ana temaözlem
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Sevgiliden gelecek bir ses, rüzgâr aracılığıyla istenir; bu ses özlemi dindirecek yegâne çaredir.

Temel çatışma

İç huzursuzluk ile doğanın sunduğu avuntular arasındaki uyumsuzluk

Duygusal akış

Şiir baştan sona özlem ve hüzün duygusu içinde dalgalanır; belirgin bir dönüşüm yoktur.

ATMOSFER

Gece vakti esen rüzgârın sesleriyle örülü, hüzünlü ve özlem dolu bir atmosfer.
hüzünlünostaljikyalnızdingin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.