Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Sıcak Nal

Sıcak Nal Şiiri - Cemal Süreya

-I-

Art çocuk, Muhyiddin Çelebi,
Molla Fenari'nin kısık fitili;
Okuduğu her beyitten sonra
Gülsuyuyla yıkardı ağzını;

Kirlidir şiir; ve söz, atılmazsa zehirdir;
Bunu bilirdi;
Acı bir gölge geçerdi bakışından,
Mesir macununun içindeki çivit gibi.

Karısı yanındaydı hep,
Çocukluktan kalma
Ve artık değişmezlik kazanmış
Yanlış bilgi;

Odalarda ışıksız iki aslan
Derinliğine iki atla sevişirdi.

Kerbela yası hemen her zaman
Görünmez kılardı Mevlit sevincini;

Ölümü düşünen,
Daha doğrusu anımsayan yüzü
İlençler denizinde yüzerdi.

-II-

Dikenli tele takılmış çiçek,
Yüzyılımız çiçek diye seni getirdi.

Gökyüzüne çarpıp düşen kelebek,
Kumaşları mı diyeceksin şimdi?

-III-

Pencere silen kadınların
Uzaklarda bir yeri aynatmasından belli;

Giysilerden, bayraklardan, cenaze törenlerinden;
Ayakları dolaşan sandalyelerden;

Ağzı ağzına dolu telefonlardan
Gözleri bozuk paralardan

Saplantılı duvar saatlerinden
İçkilerin giderek küçülmesinden

Belli, iyi şeyler olmayacak.

-IV-

Meyvelerin turuncu aktığı oynak oluk,
Ayrımlar eşiği.

Merhaba tahıl,
Yolun bilgisi işte bitti!

Evreşe,
Tek türküsüyle varolan ela gözlü kasaba,
Bir çocuğum olsun isterdim senden.

Adını değiştirmişler senin de mi?

-V-

Bir şey var şu bizim durumumuz ona benziyor

Umarsızlığı yüceltmek mi desem?
Renkleri beklemek belki...

Makbule geçmeyen armağan
Ya da
Zindanda gökbilim öğrenimi.

Ya da
Satın alınmak
Ezgiler tarafından.

-VI-

Yakup Cemil'in
Kurşuna dizilmeden hemen önce
Üst üste içtiği
Ömründeki ilk üç sigara.

-VII-

Ölü duvağı,
Ak altın
Boz altın.

-VIII-

Kafes de, diyorlar, kuşu neden istesin ki!

Gözlerine mendil bağlamış hocalar.

Nerden mi öğrendim, gazeteden mi?

Karaköy altgeçidinde bekliyor
Şemsiyesini tüfek gibi asmış omzuna
Ölüm meleği.

-IX-

Yazı artık günbatımında
Yazı bize geldi.

-X-

Bir şey var
Balkonlar kollarını açmışlar
Ona sarılacaklar.

Cemal Süreya

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, hatırlamanın en zarif biçimlerinden biridir.

Şiir, parçalı imgeler ve kültürel göndermelerle örülü bir dünyada, bireyin ve toplumun içinde bulunduğu umarsız, karamsar ve değişim beklentisiyle dolu durumunu anlatır. Anlatıcı, geçmişten gelen bilgi ve inanç kalıplarını, günümüzün yozlaşmış ve anlamsız görünen yüzüyle karşılaştırır. Şiir, iyi şeylerin olmayacağına dair bir önseziyle başlar, ancak sonunda bir değişim umudunu, kucaklayıcı bir imgeyle (balkonlar) dile getirir.

Ana duyguumutsuzluk
Ana temadeğişim
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Modern dünyada değerler yozlaşmış, anlam kaybolmuştur; ancak yine de bir değişim ve kurtuluş umudu vardır.

Temel çatışma

Geçmişin manevi değerleri ile günümüzün yozlaşmışlığı arasındaki çatışma.

Duygusal akış

Şiir, umutsuzluk ve karamsarlıkla başlar, son bölümde belirsiz bir umut ve kucaklama beklentisiyle sona erer.

ATMOSFER

Parçalı imgelerle örülü, karamsar ve tedirgin edici bir atmosfer; sonlara doğru belirsiz bir umutla yumuşar.
kasvetliboğucuumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.