Bazı kelimelerin yaşı yoktur; hep aynı yerden acıtır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Kapı Çalar...

Kapı Çalar... Şiiri - Can Dündar

Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz.
Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz.

Kapı çalar...

Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır.
"Artık canim sıkılmayacak " deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız.

Kapı çalar...

Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz.
Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer. "Yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken.

Kapı çalar...

Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz. "Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre." Bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı.

Kapı çalar...

Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. "Oğlum benim" diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar...

Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...

Ve kapı çalmaz...

O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır.
Alıp gider sizi, şaşırırsınız. "Niye haber vermedi? " diye içinizden geçirirken; "Doğduğundan beri zile basmaktayım" der.
Bir şeyler söylemek istersiniz o an.
Ama o andan sonra diliniz dönmez.

Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir...

Can Dündar portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler kapıyı çalmaz; doğrudan içeri girer.

Şiir, sabah erken saatlerde başlayan ve gün içinde kapının her çalınışında farklı bir mutluluk ya da sürprizle karşılaşan bir anlatıcının hikâyesini anlatır. Sütçü, postacı, dost, komşu çocuğu ve askerden izne gelen oğul gibi ziyaretçilerle sevinç, huzur ve hasret duyguları yaşanır. Ancak son kapı çalışında gelen ölümdür ve anlatıcıyı sessizce alıp götürür. Şiir, yaşamın küçük mutlulukları ile ölümün kaçınılmazlığını karşı karşıya getirir.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖlüm
Duygusal yönKarma
Yoğunluk65/100

ANLAM

Ana düşünce

Yaşamın küçük mutlulukları ve beklenmedik sevinçleri, ölümün sessiz ve habersiz gelişiyle son bulur.

Temel çatışma

yaşam sevinci ile ölümün kaçınılmazlığı

Duygusal akış

Neşe ve huzur dolu anlatım, ölümün gelişiyle ani bir hüzne dönüşür.

ATMOSFER

Başlangıçta sıcak ve neşeli olan atmosfer, ölümün gelişiyle hüzünlü ve sessiz bir hâl alır.
SıcakHüzünlüDingin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.