İnsan bazen kendini yalnızca bir şiire anlatabilir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Hama: Sımsıcak

Hama: Sımsıcak Şiiri - Cahit Zarifoğlu

Hac yolunda bir merhale
Kalbin ve cesedin azık yeri

Tekkeler zaviyeler medreseler ve ulema
Yemiş yüklü ağaçların kolları kökleri

Saf ve seven bir göz gibi bakan şehir
Şimdi tüller arkasına geçmiş gibi

Büllbül yolar dudağını
Bakınca kara aklın batağına

Yetmişbin şehit
Sayısınca billur kase

Öyle bir sarsan ses
Gür gümrah dalmış Hak'la yarenliğe

İçinden akan nehir
İki yakayı çatan nehir

Ak durmadan ak
Yetmişbin kola ayrıl beş kıt'a ak

Sarıklar kan oldu
Ak sakal kan oldu

Demek bitmedi kerbela
Hama kerbelası dehrin

Nasıl kuru dudakları devlet olduysa Hüseynin
Şehit ağzını değdir üstüne ölü kalbimin

Bülbüller anıp susar sesini
Nice tevhit çekti dillerin

..ve üstüm başım perişan benim
Elim hayret kısa kamalarım kayıp

De şehit nefesini değdir üstüne ciğerimin

Cahit Zarifoğlu

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

Şiir, hac yolculuğu ve Kerbela şehitliği etrafında dönen manevi bir arayışı anlatır. Anlatıcı, şehitlerin hatırası ve kutsal mekânların yitirilmiş ruhu karşısında kendi perişanlığını dile getirir. Sonunda şehit nefesinin kendi ciğerine değmesini dileyerek manevi bir diriliş umar.

Ana duyguhüzün
Ana temainanç
Duygusal yönkarma
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Kerbela'nın acısı ve şehitlik, geçmişte kalmayıp bugün de devam eden bir manevi mirastır; anlatıcı bu mirastan pay almak ister.

Temel çatışma

Manevi arayış ile dünyevi perişanlık arasındaki gerilim

Duygusal akış

Hüzünlü bir sorgulamadan şehit nefesine duyulan özleme ve umuda doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Kutsal ve hüzünlü bir atmosferde geçmişin acılarıyla bugünün perişanlığı iç içe.
hüzünlükutsalnostaljikgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.