Bazı dizeler kalbe değil, doğrudan hafızaya yazılır.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Cennette Sessizlik

Cennette Sessizlik Şiiri - Cahit Koytak

bülbülleri, sakaları bombalarla susturduktan sonra
hasbahçede hayallerin erişemeyeceği sessizlik başlar:
büyük hayaletin, 'insanlığın' sessizliği...
buzulların sessizliği,
buzdan ve külden meleklerin sessizliği.

tanrıyla, önce çığrışarak,
sonra onun sessiz ve kıpırtısız diliyle
konuşmayı deneyen
felluceli anaların çoğalttığı sessizlik...

gökçe kozalakları
havan mermileri halinde başımızda patlayan
kutsal bilgi ağacının;
tüveyçleri, katledilen bebeklerin beyinlerinin zarı
ve gözlerinin akı olup yüzümüze saçılan
gökçe minelerin, hatmilerin,
hüsnüyusufların sessizliği.

- akbabanın süslenip püslenip
yüreğimin başına konmasından,
orada boğuk boğuk ötmesinden
ve yüreğimin ebediyen susmak, ebediyen
yok olmak arzusundan
kuvvet bulan sessizlik

- kevser ırmağının uyurgezer sessizliği.

yamaçta, brugel üslubuyla boyanmış
toprak yoldan yukarı
ceset dolu bir römorku çekerek
göğe doğru tırmanan
ve bir resimden beklendiği gibi, doğal olarak,
sesi soluğu, homurtusu duyulmayan
'ilahî tartı'nın ve 'denge'in
arkasında bıraktığı sessizlik.

ruhun millerce, millerce derinlerinde
cennetin mülteci köylerinde
öğle sıcağında, ağıl kapıları önünde,
gübre yığınları üzerinde - üveyik midir, nedir? -
çöplenen, pinekleyen ve arada
boğazını temizleyip kem küm
requiem cıvıldayan 'vicdan'ın
çekilmez kıldığı sessizlik.

bir meleğin bir sırtlan gibi ulumasının,
bir köpeğin de
bülbül gibi şakımasının
ıssızlaştırdığı sessizlik.

ölümün sesini şehvetle titreten sessizlik.

ressamın gelinlerin, güveylerin
yanaklarını, dudaklarını, perçemlerini,
ölümün tırnağıyla
kazırkenki sessizliği.

sözcüklerin dikelen tüylerinin sessizliği,
taşların büzüşen sessizliği,
suların ürperen sessizliği,
çayırların sararan sessizliği,
göklerin sancıyan sessizliği.

'ebediyet'in, güllelerin açtığı
çukurlarda kaynayan,
toplu mezarları dolduran,
tanrının göz pınarlarından taşan
ve yanaklarında donan
alçıdan sessizliği.

ve "sen tanrı, yalnızsın, işin zor!
senin için de
dua edelim mi? "
diye yakaran divanenin
ağlayarak kanattığı sessizlik.

13 Kasım 2004

Cahit Koytak

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.

Şiir, savaşın ve şiddetin yarattığı yıkımı, ölümü ve acıyı 'sessizlik' imgesi etrafında anlatır. Bombalar, ölü bebekler, toplu mezarlar ve tanrıya yakaran analar üzerinden insanlığın trajedisi işlenir. Anlatıcı, bu sessizliğin farklı görünümlerini sıralayarak derin bir hüzün ve çaresizlik duygusu aktarır.

Ana duyguhüzün
Ana temasavaş
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Savaş ve şiddet, doğayı, masumiyeti ve insanlığı yok ederek her yerde derin bir sessizlik bırakır.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm, masumiyet ile şiddet, tanrısal adalet ile dünyevi zulüm

ATMOSFER

Savaşın yıkımıyla kuşatılmış, ölüm ve sessizliğin hâkim olduğu kasvetli bir ortam.
kasvetliboğucuhüzünlüürpertici
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.