İnsan kendini en çok sessizliğinde ele verir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Balçığın Bileşimi

Balçığın Bileşimi Şiiri - Cahit Koytak

insan ne taştan, ne tahtadan, ne ottan,
ne buluttan yaratılmıştır;
insan kelimelerden yaratılmıştır;
seslerden, susmalardan, imalardan:
konuşmaktan, konuşmaktan, konuşmaktan…

insan gülmekten, ağlamaktan,
sabah akşam hem kendine, hem Tanrı’ya
sebepli, sebepsiz yakınmaktan,
mızırdanıp durmaktan yaratılmıştır.

korkulardan, kuşkulardan, kuruntulardan;
biraz umuttan, biraz tutkudan, bolca rüyadan,
onmayan, uslanmayan meraktan,
azıcık akıl, azıcık fikir, azıcık izan
ve çokça duygudan yaratılmıştır;

bir çuval bilgiden, bir atım bilgelikten,
icazetli ve icazetsiz bilgiçlikten
ve körlükten, kör kütük cehaletten;
dar kafalılıktan, düz kafalılıktan,
sevimli ve sevimsiz mankafalılıktan…

hakikat karşısında domuzuna inattan,
soyuna, türüne, kendine körce yapışıklıktan,
ve tanrılık taslamaktan ötekine küstahça;
ama kuzu gibi de uzatmaktan boynunu
–altın tasmasıyla caka satarak hem de-
kasabın bıçağına ahmakça.

insan işte bunlardan, bunlardan yapılmıştır
ve kendini aldatmaktan sürekli,
kendini kaybedip, kaybedip, bir daha, bir daha
ve bir başkası olarak keşfetmekten çok defa…

ama insan, bu uyurgezer göktaşı, bu yeraltı ırmağı,
bu, kabukların, katmanların altında akan…
kendini bilmekten yaratılmıştır, aynı zamanda,
kendini bilmekten ve kendisi olmaktan
bin bir kılık, bin bir oyun, bin bir rüya içinde…

bir ölçek özgecilik ve bir ölçek adanmadan,
bir ölçek düşünmeye ve sevmeye cesaretten
ve ölçüsüz, hesapsız muhabbetten,
bildiğimiz, kara buğday unundan yani;
sevgiden, sevgiden, şu, suda eriyen taştan,
su gibi, şeylerin ve tenlerin künhüne sızan
ve girdiği kalbin şeklini alan…

bir de, tanımlanabilen ve tanımlanamayan acıdan,
yol azığı, yol bilgisi, yol türküsü olan acıdan,
suda eriyen ve erimeyen kederden ve ezinçten.

ve bütün bunları, bunları bilmenin,
bunlarla var olmanın verdiği
ağır başdönmesinden yaratılmıştır insan,
büyük ve içkin sarhoşluktan,
büyük ve aşkın uyanıklıktan…
balçığın terkibinde işte bunlar, bunlar ve daha
bunlar gibi, bin bir dağdan toplanıp imbiklenmiş,
otuydu, köküydü, çiçeğiydi,
varlığın bin bir çeşidi vardır.
bunlar var olduğu için de
balçığın tadı acı,
rengi esmer,
tavrı lüzucetlidir.

Cahit Koytak

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanın içindeki kapıları açar.

Şiir, insanın neyden yaratıldığını sorgular ve onu maddi unsurlardan çok duygular, düşünceler, konuşma, susma, korku, umut, sevgi, acı gibi soyut ve insani özelliklerden oluştuğunu söyler. Anlatıcı, insanın çelişkilerini, kendini aldatmasını, arayışını ve nihayetinde kendini bilme çabasını vurgular. Şiir, insanın karmaşık yapısını kabul eder ve bu karmaşıklığın acı, esmerlik ve yapışkanlık olarak tezahür ettiğini belirtir.

Ana duyguhüzün
Ana temavaroluş
Duygusal yönkarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, maddi olmayan; duygu, düşünce, iletişim, çelişki ve arayışlardan yaratılmış karmaşık bir varlıktır.

Temel çatışma

İnsanın kendini aldatması ile kendini bilme çabası arasındaki gerilim

Duygusal akış

İnsanın olumsuz özelliklerinden olumlu ve umut veren yönlerine doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

İnsanın karmaşık doğasını sorgulayan, yer yer acı ve hüzünlü ama aynı zamanda umut ve sevgi barındıran bir atmosfer.
hüzünlüdüşselgerginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.