Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Büyücüm

Büyücüm Şiiri - Bejan Matur

I

Tanrıların isimlerini tekrarlamam, ölümü geciktirmiyor.
Kemiklerimi, adak testimin yanında kıvrılmış buluyorum.
Ve şekilsizliğimi unutmaya çalışıyorum.
Nereden geldiğim biraz önemli
Orada kalsaydım daha mı az titretecektim mermeri.
Yüzünü tanıyorum büyücüm
Yaşaması gerekmiyor ellerimin

Yalnız gideceğim oraya
Tanrılara ağlayacağım bu defa
–Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa–
Boşluklarının, olmayışlarının sıkıntısını anlatacağım
Susacaklar
Soluksuz nasıl yaşanır sırlarını fısıldayacaklar
Yaşanır mı büyücüm

II

Işığı yetmiyor gözlerinin
Sadakatini anlatmaya
Yoksun
Yokluğun anlam bulmuyor yakarışında
Çocuksuz olmalısın
Kemiklerin yetiyor anlatmaya

III

Gri giysili törenler bitti
Ayın ipuçlarını vereceği ânı bekliyorum.
Bir ömre kaç ölüm sığdırılır
Hangi korku adak testisini doldurur bilmiyorum
Büyücüm gecede yıldızlarımın olması günah olur mu
Üstelik birbirlerine göz kırptıkları yok
Ölümlüyüm,
Bundan büyük mutluluk olabilir mi büyücüm.
Susuyor, kıvrılıyorum
Kıvrılınca kemiklerimi sayamıyorum.
Adak testim başucumda içi boş,
Kaçıncı kadınıyım o adamın bilmiyorum.
Kör oldum büyücüm
Ateşin susuz öfkesi artık yok.
Taşınan heykeller gibi kör
Kırılan sütunlar gibi aksak.
Hem büyücüm,
Kadının acıları üşüşünce güneye
Dünyanın dengesi neden bozulmuyor
Anlamıyorum

IV

Dönüş
Gitmek gibi olmayan boşluğuyla
Uzak kalmanın uzunca sürdüğü o yaz ortası.
Kaç gün
Saymadım belki üç
Zamanla işim bitti artık.
Acı çoğaldıkça yumuşaması tenin
Tersi değil miydi söylenen bize
Biz değil miydik inandıkça katılaşan tenimizle
Aldanışın kuytusuna gizlenen.
Ben azaldıkça kendim mi oluyordum
Başka bir şey, başka biri mi yoksa
Bir başka hayatın olmadığı
Her ânın değiştirdiği doğruysa
Her şey dondu büyücüm
Bir mermer soğukluğu kalıcı olan
Bir de dokunuş

Rüzgâr Dolu Konaklar / Metis Yayınları

Bejan Matur

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler hiçbir yere ait değildir; yalnızca sana.

Şiir, bir büyücüye seslenen anlatıcının tanrılar, ölüm, yalnızlık ve varoluş sorgulamalarını dile getirir. Anlatıcı, kendini adak testisi ve kemikleriyle ilişkilendirerek kurban edilme, yokluk ve dönüşüm temalarını işler. Duygusal olarak hüzün, yalnızlık ve umutsuzluk öne çıkar; şiir, insanın acı ve anlamsızlık karşısındaki çaresizliğini yansıtır.

Ana duyguhüzün
Ana temavaroluş
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, tanrıların sessizliği ve ölümün kaçınılmazlığı karşısında yalnız ve çaresizdir; varoluşu acı ve anlamsızlıkla doludur.

Temel çatışma

İnsanın anlam arayışı ile tanrıların sessizliği ve ölümün kaçınılmazlığı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Şiir boyunca hüzün ve yalnızlık duygusu sürer, zaman zaman umutsuzluk ve çaresizlik yoğunlaşır.

ATMOSFER

Kasvetli ve boğucu bir atmosferde, ölüm ve tanrıların sessizliğiyle çevrili bir yalnızlık hâkim.
hüzünlükasvetliyalnızgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.