Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Ölü

Ölü Şiiri - Behçet Necatigil

hah
hah hah hah hah
ha ha ha ha ha ha ha ha ha
dur... kaçma...
benim de gözlerim vardı bu boşluklarda
parça parça kurtların yediğine bakma
ne ateşli dudaklar değmişti dudaklarıma
komik mi? hah ha ha...
korkunç değil mi? korkunç...

hah
hah hah hah hah
bu mezar, iste bu benim yatağım
bunlar da kurtlar...
etlerimi yemek için sabırsızlanıyorlar
bu toprakları siz attınız üzerime
dun sizlerleydim daha caddelerde
bugün ölülerle...

yooo, yooo, yooo, yooo,
ben olu değilim
yoo, yoo, yoo, yo, yo, yo, yo,
hayır, hayır, hayır, hayır
istemiyorum bu sandığı
ne olur bu kadar ağır betonlarla kapatmayın üzerimi
dayanamam
yoo, yoo, yoo, ne olur kıymayın bana

26 şubat 1961

dağ gibi ateşler yakıyorlar geceleri
gölgeler oynaşıyorlar
mezar taşları mı ne?
yoksa onlar mi?
ben elli altıncı parselden kaçtım buraya
ordan, sizin gömdüğünüz yerden
hah, ha, ha, ha, hah, hah, ha, ha, ha, ha
kurtlar aç kaldı, simdi çukurda
zavallı kurtlar.

yine birini yakıyor olmalılar, bakin... bakin...
çığlıklar... çığlıklar... çığlıklar...
bizimkilerin çığlıkları, ölülerin...
hah ha hah hah ha ha ha ha hah ha ha ha ha
dedim size biri yanıyor yine
bir eğlence var
birazdan bu çığlıklar benim için atılacak

sahi ben, ben nereden geldim buraya?
butun duaları unuttum...
peki siz siz kimsiniz? ya bu aydınlık?
bu toz toprak, bu çiçek kuruları üzerimde...
su yara, su başımdaki...
sahi, sandukamı çakarken kafatasıma saplanmıştı çivileri.
acemi mezarcılar...
ama benim başım acımazki, ben ölmem ki... hah hah ha ha ha ha

bu gün tam kırkıncı günüm,
didik didik etti kurtlar ellerimi
dokunsanız ellerinizde kalacak
gözlerim, burnum, dudaklarım...
dişlerim koptu yerlerinden.
ben toprağım, ben kemiğim, ben kurdum,
ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha
ben oluyum.

yılanlar dövüşüyor mezarımda kurtlarla kimil kimil
etim çok semiz olmalı...
yoksa dudaklarımı mi paylaşamıyorlar?
ne dersiniz? bir zamanlar kadınlarda paylaşamazdı da

bir kış günü yatırdılar beni buraya
hepiniz kalın giyinmiştiniz.
ama ben çırılçıplaktım
ne komik değil mi?
çırılçıplak...
ha ha ha ha ha ha ha
kefen dahi giydiremediler üstüme
param yoktu ki...

tüm adabını öğrendim yer altının
tüm törelerini,
alıştım da.
etlerim parçalanıp düştükçe toprağa
daha da alışıyordum.

ama geceleri korkuyorum yalnızlıktan
yalnızlıktan korkuyorum... oooooooh hah hah ha ha ha ha ha ha
onun için beyaz beyaz geziniyorum rüyalarınızda ara sıra
korkuyorum... korkuyorum... korkuyorum...
ne olur beni de alin, beni de alin, beni de alin
geceleri aranıza.

Ergun Evren

Behçet Necatigil

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan en çok, anlatamadığı yerde derinleşir.

Şiir, ölümün ardından mezarda uyanan bir anlatıcının, kendi çürüme sürecini ve ölüler dünyasındaki deneyimlerini delirmiş bir kahkaha ve korku içinde anlatır. Anlatıcı, ölümü kabullenemez, yalnızlıktan korkar ve yaşayanların dünyasına geri dönmek ister. Şiir, ölümün fiziksel ve ruhsal dehşetini, toplumun ölüme bakışını ve bireyin yalnızlığını karanlık ve rahatsız edici bir dille işler.

Ana duygukorku
Ana temaölüm
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk90/100

ANLAM

Ana düşünce

Ölüm, fiziksel çürüme ve yalnızlıkla birlikte korkunç bir gerçekliktir; ölümden sonra bilinç devam eder ve bu durum dayanılmaz bir kâbusa dönüşür.

Temel çatışma

Yaşam ile ölüm arasındaki geçiş, ölümün kabullenilmesi ile reddedilmesi arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Kahkaha ve alaycılıktan korku ve yalvarışa geçer, ardından tekrar kahkahaya döner.

ATMOSFER

Mezarlıkta geçen, kurtlar ve çürüme imgeleriyle dolu, karanlık ve boğucu bir atmosfer.
boğucuürperticitehditkâr
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.