İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Üşüyorum Az Toprak Ört Üstüne!

Üşüyorum Az Toprak Ört Üstüne! Şiiri - Alper Gencer

adresini bilen birer at gibi koşuyorduk surlara
kızıl viranelerden hırkalara sırlara
ay doğdu dolun
kapı açıldı
ben bu bahçenin kara tonlarındanım
dinleyecek çok sözüm vardı sana
günlerden sekizdi aylardan on üç
bir mavi kendini suya doğru eğmişti
nefes alıp vermekti yaşamanın ruhsatı
tespihim vardı benim plastik bir otuzüçlük
seni öpmek helaldi kaçırmadım fırsatı

tövbelerin çağında yaşıyoruz sevgilim
günahlar serin bir rüzgar gibi yalıyor şehrin tüylerini
içip içip sahile iniyor trafo ve altın
karşılaşan bütün şeyler arasında
seni sevince ben bu bahsi kefaretle kapattım
yıldızlar her zamanki gibi yüksekteydiler
gözlerin kum sergisi denizin altlarına
ellerin tutamayacağım bir tümsekteydiler
kayıt altındaydı adın bir devlet seni çepeçevre sarmıştı
gecenin esmerliği güneşin sarışınlığı
bir denizi iki deniz yapan dudak
ben bu bahçenin kara tonlarındanım
hayallerim aklımı beş yerinden yarmıştı

ruj izi pembe pembe ağardı köpüğe
bir dalga vurup yuttu babamın saatini
zaman zaten yalancının tekidir
babası saatsiz kalan çocuklara sor
beklemek sana doğru durmadan yürümektir

ama dönüp dünyaya bakıyorsun geriye
tel örgüler kusuyorsun abaların altına
kesilen dalıyla tutuşan bir ağaçsın
ben bir kere trene binmiştim mavi
nereye gidiyorsa... gerisi kalsın!
biliyorum aslında sen de haklısın
çiçekler çok çeşitli çiğdemler ve çilekler
boyası dökülmüş evleri biliyorsun
toprağın altında bir başına kemikler

sevgilim nasiplerle açılıyor darın odaları
senin de evine şöyle bir avlu saplansın
düşündükçe dehlizlerin uzuyor ha uzuyor
gönül bu beklemeye söyle nasıl katlansın

Alper Gencer

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

Şiir, bir sevgiliye seslenen anlatıcının tutkulu ve kırılgan aşkını, şehir hayatının karmaşasını, zamanın geçiciliğini ve kayıpları iç içe anlatır. Anlatıcı, sevgiliyle kurduğu bağı kefaret ve tövbe çağı gibi imgelerle ilişkilendirirken, aynı zamanda yalnızlık, özlem ve geçmişe dair hüzünlü bir ton taşır. Şiir, aşkın hem kurtarıcı hem de yaralayıcı yönünü vurgular.

Ana duyguaşk
Ana temaaşk
Duygusal yönkarma
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Aşk, hem kefaret hem de yara olarak yaşanır; sevgiliye duyulan özlem ve bağlılık, zamanın ve kayıpların gölgesinde sürer.

Temel çatışma

Aşkın verdiği coşku ile ayrılık ve yalnızlık korkusu arasındaki gerilim

Duygusal akış

Şiir, tutkulu bir aşk ve kefaret duygusuyla başlayıp, zamanın geçiciliği ve yalnızlıkla karışık bir hüzne doğru ilerler.

ATMOSFER

Şehir hayatının karmaşası içinde geçen, hüzünlü ve tutkulu bir aşk atmosferi.
hüzünlüromantiknostaljikgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.