Her şiir biraz eksik kalmış bir konuşmadır.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Çobanıl

Çobanıl Şiiri - Ali Püsküllüoğlu

Ey tarlakuşlarının titreşip durduğu masmavi geniş alan,
Güz geldi mi çiylerle ıslanan kırlar,
Ey kül renkli ve iyi niyetli gökyüzü!
Bulutlarını yola çıkar
Ve kurşuni bir sessizliğe boğ toprağı.
Yine de
Ve yalnızca
İpince
Bir yolda, uzak bir çavlanın sesiyle gürle.

Bir adam soruyor bana: Ata binmeyi unutmadın ya?

Bir dağ doruğu gibiydi, karlı
Ve çığ salacak,
Sonsuz, diri fırtınalarla yüklü
Tepelerde, otların üstünde ilk kar
Ve sevdiğim şıvgacık fidan, yolun üstünde.
Güz yeliyle savrulup duruyor
Ve toprağa
İyice
Yaslanıyor, dökülüyor yaprakları, güzle.

Bir adam soruyor bana: Ata binmeyi unutmadın ya?

Kim bilebilir, bir tek ağaç bile olmazsa
O eski, sonsuz ormanı? Sular
Oluklardan teknelere dökülse de.
Atlar
Yeni bir koşu tuttursa da.
Kim durdurabilir düşleri, ey gece
Gözler
Açık olsa da?

İşte yanıtım:
Ey tarlakuşlarının titreşip durduğu masmavi geniş alan

Ali Püsküllüoğlu

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir cümlenin içinde uzun süre kalır.

Şiir, doğa imgeleri ve bir adamın 'Ata binmeyi unutmadın ya?' sorusu etrafında döner. Anlatıcı, geçmişe ve doğaya duyulan özlemi, unutma korkusunu ve düşlerin peşinden gitme arzusunu dile getirir. Sonunda soruya doğrudan yanıt verir.

Ana duyguözlem
Ana temaözlem
Duygusal yönkarma
Yoğunluk65/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişe ve doğaya bağlılık, unutulsa da düşler ve özlemler canlı kalır.

Temel çatışma

Unutma korkusu ile hatırlama arzusu arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Doğa betimlemeleriyle başlayıp soruyla kesilen, sonunda yanıtla sonlanan bir duygusal seyir.

ATMOSFER

Doğanın genişliği ve geçmişin ağırlığı arasında salınan, hüzünlü ama dirençli bir atmosfer.
hüzünlünostaljikdinginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.