Kelimeler bazen insanı kendine getirir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Karanfiller Ve İnsanın Huyu

Karanfiller Ve İnsanın Huyu Şiiri - Ali Cengizkan

Bakanlıklardayım. Elimde bir kırmızı karanfil.
Hiç aklımda yoktu, hatta romantik bulurdum
ama önünden geçerken çiçekçinin, beni al dedi
aldım ve yapraklarında kayboldum, küçülerek
küçülerek, çünkü karşımda duvarlarında hâlâ
o kurşun delikleri olan
(delikler 22 Şubat, 21 ve 27 Mayıs'ta açılmıştır)
1933 Alman mimarisini anımsatan
uzun kolonlu,yayvan, suskun ve kendini ağırdan satan
bir bina var. Yıl 1983. Ve ben dört yıl öncesini anlatıyorum.

Dört yıl öncesini anlatıyorum.
O zaman henüz kurşun delikleri beşinci kez sıvanmamış
köşedeki parka bir ağlayan kadın heykeli konmamış
ve yerler parke taşla kaplanmamıştı.
Öğle vakti ben
kendimi çiçeklerle avutuyorum:
Yeşil kurtarıyor bazen.
Üç dakika sonra o geliyor
topraktan bir gelincik fışkırıyor
siyahı kaşlarına, ah, kırmızısı esmer tenine benzeyen
ve ben o gelinciğin ellerini tutuyorum
yeni yıkanmış, ıslak, pembe
gözlerinden bacakarasına doğru inen su burda işte.

Kırmızıdır su senin bakışından
yeşil bir serinliktir Ankara'da
o çeşmedir Kale'de birdenbire karşınıza çıkan
çünkü kırmızıdır su benim aşkımdan.

Kim derdi ki dört yıl sonra bu şiiri yazarken
Nâzım'dan elalıp bu şiiri yazarken
bütün akarsular kurumuş olacak
(zaten Bentderesi'nin üstü çoktan kapanmıştır)
Abdi İpekçi öldürülecek, ismi bir parka verilecek
(Sıhhiye'dedir park, büyük bir gölü vardır)
yani akarsu yerine durgun ve yeşil su yeğlenerek
(zaten Cumhuriyet'te hep böyle yapılmıştır)
dahası
kim derdi ki yanımda sen olmayacaksın diye.

Hepsi bitti. Karşıda Millet Meclisi
hâlâ eldeğmemiş bahçesiyle duruyor.
Bâkir ve temiz. Yaşanmamışlığın temizliği.
Biraz da sevinçli Halkevleri binasını yıktırdığı
ve bahçesini dörtyüz metrekare daha genişlettiği
halkı içinden temelli attığı
ve kendisini millete verdiği için.

Hepsi bitti. Bir kumru gördüğümde
(Ankara'da ne kadar da arttı kumrular, bilemezsin
belki aşktan, belki ayrılıktan diyorlar)
işte ben bir kumru gördüğümde
haberini alıyorum bahçesindeki heykelin.
Biraz büyükmüş.
Biraz mağrur
biraz sade
biraz ezik
dururmuş öyle.

Bakanlıklardayım elimde kırmızı bir karanfille.
Hangi bakanlık mı, kuşkusuz gönlümün bakanlığı.

Ali Cengizkan

Ali Cengizkan portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Okumadan önce değil, okuduktan sonra.

Anlatıcı, 1983 yılında Ankara'da bakanlıklar bölgesinde elinde kırmızı bir karanfille dolaşırken dört yıl öncesini, bir aşkı ve o dönemin siyasi olaylarını anımsar. Şiir, kişisel bir aşkın ve kaybın, dönemin toplumsal ve siyasi değişimleriyle iç içe geçtiği bir anlatı sunar. Anlatıcı, aşkın ve devrimin akarsular gibi kuruduğunu, geriye kalanın ise buruk bir anı olduğunu dile getirir.

Ana duyguHüzün
Ana temaAyrılık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Kişisel aşk ve kayıplar, dönemin toplumsal ve siyasi dönüşümleriyle birlikte anımsanır; geçmiş geri getirilemez.

Temel çatışma

Geçmişteki canlı aşk ve umut ile bugünkü yalnızlık ve hayal kırıklığı arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Başlangıçta aşk ve umut varken, sonunda ayrılık ve hayal kırıklığına dönüşür.

ATMOSFER

Ankara'da geçmişe özlemle bakan, hüzünlü ve nostaljik bir atmosfer.
HüzünlüNostaljikYalnızGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.