İnsan kendini en çok sessizliğinde ele verir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Hem Yaralı Hem Yakını Bir Yaralının

Hem Yaralı Hem Yakını Bir Yaralının Şiiri - Ali Ayçil

Hem yaralı hem yakını bir yaralının
kırıldı kuş sesinden direkleri dünyanın, kaldım eşikte sübyan
kaldım cümle ovayla temmuzun köklerinde, yaşlanmış ağaçlara dert oldum.
Kimi görsem dedim işte burdayım, iki ince boynumun arasında
kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan.

Yürüdüm benle birlik ağır bir halk yürüdü
suya baktı ağırdı, güze düştü ağırdı, yola vurdu ağırdı.
Bir sabah dünya boşken kalkıp sordum kendime: neyin var taşınacak?
şu kırık dal sesinden, şu tökezleyen ırmak gürültüsünden başka
neyin var sen gidince aklı sende kalacak!

Şehirden Erzurum kitaplardan Krişna
üzerime uzattım gerneştikçe yorgun düşen evleri, hiç yaşlanmadı akşam
hiç yaşlanmadı bana bütün ana dillerden kar toplayan çocuklar.
Kurutulup saklanmış bir hayatım yok diye beni boşladı kışlak
indim aşağılara, ilk seferde dürülmüş sancak gibi açık kaldı maceram.

Hangi kavşakta dursam çatallı bir acıyım.
dağınık bir toy yeri, emanet bir elbise, bir ince kopuz sesi.
Yok yerlere yön oldum; her hayrata okuttum bu şaşkın kitabeyi
ki çözülsün insanların insanlara dokunduğu sınırda neden ellerim çolak
ve neden baktığımda büyüyor ölü balık gözleri.

Yurtsuz Marek* beni çiz benden başka göçmen yok
boştu varlığın evi iki ince boynumla salındım ortalıkta.
Bak nasıl da oturuyor üstüme sararmış otlakların uzaktan görünüşü
trampetler çalınca toz kalkan bir kasaba gibi duruyor yüzüm
soyuldu her bir yanım günlere yapışmaktan, hâlâ sütten kesilmedi bu yara.

*Marek Brzozowski. Göç temasını işleyen Polonyalı bir ressam.

(Dergah Dergisi, 174)

Ali Ayçil

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan kendini anlatırken değil, saklarken belli eder.

Şiir, yaralı bir anlatıcının dünyayla bağını yitirmiş, yurtsuz ve göçmen bir ruh hâlini anlatır. Anlatıcı, kendini eşikte kalmış, dili buruk, sesi çıplak biri olarak tanımlar; yürüyüşüne ağır bir halk eşlik eder. Şehirden Erzurum'a, kitaplardan Krişna'ya uzanan imgelerle köksüzlük ve aidiyetsizlik işlenir. Son bölümde yurtsuz Marek'e seslenerek göçmenliğini ve iyileşmeyen yarasını dile getirir.

Ana duyguyalnızlık
Ana temagurbet
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk82/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, yurdundan ve bağlarından kopunca içsel bir göçmenliğe düşer; bu yara sürekli kanar.

Temel çatışma

Aidiyet arayışı ile yurtsuzluk arasındaki gerilim

Duygusal akış

Başlangıçtaki yaralılık ve eşikte kalma hâli, son bölümde yurtsuzluk ve iyileşmeyen yara imgesiyle derinleşir.

ATMOSFER

Kasvetli ve hüzünlü bir iç yolculuk; yurtsuzluk ve kopuş duygusuyla örülü.
hüzünlüyalnızkasvetlinostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.