Bazı cümlelerin sessizliği, söylediklerinden daha büyüktür.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Baba Bana Bağırma

Baba Bana Bağırma Şiiri - Akgün Akova

yol ıslanmasın diye
şemsiye açanlara...

baba bana bağırma
bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan
kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun
kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler
tenorlar kaçtı ses tellerinden
çevreye saçıldı yavru diktatörler
seni ne sopranolar istedi de vermedik baba
baba bana bağırma
bayrak direklerine konan kartalları anlat
uzun uzadıya
nasıl da göremediler avcıları
o keskin gözleriyle vah hah ha
şans yıldızlara özgü bir yalan baba
yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız
savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna

yalanları yazdım defterime hiç unutmadım
radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları
çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen
doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların

hiç unutmadım
sakallarını yüzlerinde
yüzlerini sakallarında unutan adamları
ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını
Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın

hiç unutmadım
uzak yakın tüm tuzakları baba
yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen
bir gam ağacısın
kar yüküne dayanamayıp kırılan
ilkbaharı gerzeklere ödünç verdin
geri getirmediler
güneşin başına gelenleri
biz ilkbaharsız nasıl anlarız baba

baba bana bağırma
bir kulağımdan giriyor sözlerin
öbür kulağımı tıkıyor
Buenos Aires'te olsaydım diyorum içimden
Eva'nın peronunda
karanlıktan kuşlar çalan bir tren
bir bıçak kaçağı
tangonun bacaklarını havaya kaldırdığı kentte
ama iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
burada
bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde
burada, tam karşında
hapisanelerde hintyağı gibi bir şeydi zaman
hastanelerde pıhtılaşmış kan gemisi gibi
yol alırdı saatler
karılarının namuslarını dillerinde saklayan
adamlar vardı bir taraflarda
televizyon kanallarında yitirilen çocuklar
gökyüzüne düşmemek için denize yapışan balıklar
ve depolara indirilen Lenin heykelleri vardı
Sovyet Rusya'da
kafandaki duvarları
niye cebine koymuyorsun sen baba

baba bana bağırma
farkında değilsin
arkasını ezilenlerin yaladığı
bir posta puludur dünya
bir karadelik yutana kadar uzayda bizi
asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen
söylemenin tam sırası
ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin
partiler getirdi baba
ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
bir yaşamlık kaygı duruşundayım
yakın tarihimiz için

baba bana bağırma
bacağından vurulursa bir şiir
nereye kadar gidebilir
bana bağırma baba
kendine bağır
yoksa her şey bitebilir

Akgün Akova portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, hayatın acele etmeden söylediği şeydir.

Şiir, bir babanın sürekli bağırmasından bunalan bir anlatıcının isyanını ve yakın tarihe dair unutmadığı acı olayları dile getirir. Anlatıcı, bülbüllerin kaçması, kapıların uçması gibi imgelerle baskıyı anlatır; Uğur Mumcu suikasti, Sovyet Rusya'da Lenin heykellerinin indirilmesi, televizyonlarda kaybolan çocuklar gibi tarihsel ve toplumsal yaralara değinir. Şiir, babanın otoritesine başkaldırı ve unutmama arzusuyla sona erer.

Ana duyguÖfke
Ana temaBaşkaldırı
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Babanın baskısına ve toplumsal unutkanlığa karşı çıkılmalı; geçmişteki acılar unutulmamalıdır.

Temel çatışma

birey ile otorite (baba) arasındaki çatışma ve unutma ile hatırlama arasındaki gerilim

Duygusal akış

Başlangıçtaki öfke ve sitem, tarihsel acıların hatırlanmasıyla derinleşir; son bölümde başkaldırı ve uyarıyla son bulur.

ATMOSFER

Gergin ve karamsar bir atmosferde, babanın baskısı ve toplumsal yaraların hatırlanmasıyla örülü bir isyan duygusu hâkimdir.
GerginKasvetliHüzünlüTehditkâr
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.