Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Çıktığın Geceler

Çıktığın Geceler Şiiri - Ahmet Haşim

Ba'zan sarı bir çehre-i ru'yâ gibi hissiz.
Tenhâ bir ufuktan görünürsün bize sessiz...

Çehrenden akan hüzn-i ziyâ, hüzn-i müebbed.
Her rûha döker giryeli bir hasret ü gurbet,
Bir hasret ü gurbet ki bütün geçmişe âid:

Günlerle ölen hâtıralar... her şeyi râkid.
Her bir şeyi pür hande yapan mâzî-yi mes’ûd...
Bir lâhza sevilmiş, unutulmuş, keder-âlûd,
Ru’yâlı kadın gözleri... âsûde semâlar:
Sislerde solan gizli ziyâlar gibi muğber,
Akşam dökülen reng-i tahayyül gibi meşkûk,
Sîmâ-yı sükûtunda yüzer mübhem ü metruk...
Göklerde ilerler yine âheste cebînin,
Eşkâli dağılmış uyur altında zeminin
Bir gölge rükûduyle hayât-i ezelisi.
Nurundan akar yerlere bir sâye-i hissî...

Her şey dağılır ince dumanlar gibi bi-renk,
Yalnız bir ağaçtan duyulan bir küçük âhenk,
Leylin bu sükûtunda hafî ye'sini saklar:
Bir bülbül-i âvâre melâl-i şebe ağlar...

Sihrin o kadar nafiz olur fikr ü hayâle,
Her şey değişir titreyerek hüsn-i muhale.
Bir mestî-yi hülyâ vü ziyâ gözleri sisler.
Artık bütün eşya bize ru’yâlara benzer:
Gök sihr-i serabınla olur çöl gibi mûhiş,

Nûrunla eder -şûbhe-i eb'âda boğulmuş-
Bir belde-i ru’yâ vû sükût ufka tecellî,
Ezhârı ziyâ, arzı bulut, bâdı tesellî.
Dâmânına bir nehr-i hayâlî uzatır leb,
Üstünde uyur gölgeli bir gaşy-ı mükevkeb;
Pûşîde, soluk, ince, ziyâ-kalb kadınlar,
Nehrin uzanan sâhil-i ru'yasını dinler.
Pûşîde kadınlar, bu kamer gözlü kadınlar,
Hep hâtıralardır ki geçen günlere inler.
Hep hâtıralardır ki ziyan ufku sararken,
Sessizce gelir hepsi gezer rûhumu birden...

Ahmet Haşim

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanı kendine geri çağırır.

Şiir, akşamın çöküşüyle beliren hayalî bir kadın silueti ve geçmişe ait hüzünlü hatıralar üzerinden bir iç yolculuğu anlatır. Anlatıcı, bu hayalî varlığın etkisiyle maziye, kayıp güzelliklere ve kaçınılmaz bir hüzne kapılır. Şiir, hatıraların ve hayallerin gerçeklikle iç içe geçtiği melankolik bir atmosferde sona erer.

Ana duyguhüzün
Ana temahatırlama
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişe ait hatıralar ve hayaller, insan ruhunu sararak onu melankolik bir teslimiyete sürükler.

Temel çatışma

Geçmişin saadetli hatıraları ile şimdiki yalnızlık ve hüzün arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Başlangıçtaki hayalî kadın imgesiyle başlayan hüzün, hatıraların canlanmasıyla derinleşir ve sonunda tüm ruhu saran bir melankoliye dönüşür.

ATMOSFER

Akşamın alacakaranlığında geçmişe ait hayallerin ve hatıraların uyandırdığı hüzünlü, düşsel ve sessiz bir atmosfer.
hüzünlüdüşselnostaljikdingin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.