Bazı kelimeler insanı hiç gitmediği yerlere götürür.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Yaşadığım Gibi

Yaşadığım Gibi Şiiri - Ahmet Hamdi Tanpınar

“Ruhumuzla, idrakimizle ne kadar büyüğüz ve gene bu yüzden kaderi yenemediğimiz için ne kadar biçareyiz.” (s. 13)

“İnsiyaklarımızın emrinde bulunduğumuz zaman fert oluruz. Uzvî ahengi bozulan insan fert olur.” (s. 14)

“Cemiyet fikri işe karışınca kader trajedisi azalır.” (s.14)

“Tarih, sanat eserleri, gelenekler, hepsi cemiyetin süreklilik şuurudur.” (s. 15)

“Fırtınaya karşı yaprak değil, kökünü toprağın derinliklerine salmış olan çınar dayanır.” (s. 15)

“Gençlerimizin birçok eksikliği umumi kültür seviyesinin düşkünlüğünden geliyor.” (s. 15)

“Bizi değiştirecek şeylere karşı ne bir mukavemet gösterebiliyoruz, ne de ona tamamıyla teslim olabiliyoruz. Sanki varlık ve tarih cevherimizi kaybetmişiz; bir kıyamet buhranı içerisindeyiz.” (s. 25)

“Bir medeniyet bir bütündür. Müesseseleri ve kıymet hükümleriyle beraber inkişaf eder. Onları lüzumsuz bulmaz, şüphe de etmez.” (s. 25)

“Tanzimattan sonraki senelerde kaybettiğimiz, bu devam ve bütünlük fikridir.” (s. 27)

“Neslin nesle aksülamel yapması, hele sanatta çok tabii bir şeydir. Fakat ferdin kendi içinde bölünmesi hiç de tabi değildir.” (s. 28)

“Hakiki cevheri ile bizde konuşmaya başladığı zaman, sesine kulaklarımızı kapatmak imkânsız olan bir mazinin sahibiyiz.” (s. 31)

“Hayat, şüphesiz bütün bir cemiyettir. Fakat mesuliyetleri yalnız münevverindir.” (s. 39)

“Ağaç güneşte serpilir, fakat toprağın derinliklerindeki kökü ile beslenir.” (s. 39)

“Eğitim yolu ile hiçbir şey elde edemeyiz. Meğerki terbiye ve tahsil memleket realitesine dayansın.” (s. 44)

“Artık dedelerimizi hataları için tenkit etmekten vazgeçtim. Etraflarındaki bu hiçbir anlaşma kabul etmeyen düşmanlık içinde gösterdikleri cesarete, yaşama kudretlerine hayran oluyorum.” (s. 49)

“Biz sadece imanıyla ve ruhunun cömertliğiyle yaşamış bir milletiz.” (s. 52)

“Unutmayalım ki fevkalade hadiseler, fevkalade tedbirler ister.” (s. 53)

“Kitabı sevmeyen ve korkan adam... Tecessüsünü öldürmüş insan...” (s. 56)

“Sanat hayatımızın beni üzen tarafı, amatör yokluğu.” (s. 62)

“Seçmeden beğeniyor, düşünmeden seçiyor, yahut hayran oluyoruz.” (s. 62)

“Belki de bu kadar yükseklerde uçtuğu için kanatları kırıldı.” (s. 67)

“ Savaşın bitmesi hemen barışın gelmesi demek değildir.” (s. 71)

“Sağlam, güvenilir bir barış kurmak, yeni ve sağlam bir yığın değer hükmünün doğmasına bağlıdır.” (s. 71)

“Buhran kelimesinde sadece bir tabiat dışı hal değil, aynı zamanda çok şuurlu bir müşahede manası da kendiliğinden vardır. O, bir vaziyetin tarifi olduğu kadar, bir teşhisin de ifadesidir.” (s. 77)

“Her aşk peşinden bir ezeliyet fikrini taşır.” (s. 100)

“Sevdiğim bir muharrir ‘aşk, ölümün gülümseyen yüzüdür,’ der.” (s. 104)

“Aşk, ruhun ebediyete doğru yaptığı geniş hamlede kendi kendisini ikrarı, zamanı yenmek için insan iradesinin muhtaç olduğu teksif kudretine ve iradeye erişmesidir.” (s. 104)

“Sanatlar arasında bir hiyerarşi mevcud olduğunu iddia edenler şüphesiz haklıdırlar.” (s. 119)

“Hiçbir sanat musiki kadar dolayısıyle konuşmaz. Musikide her şey, hatta maddesine varıncaya kadar kendi tekniğinden doğar. Bu yüzden daima söylenilmesi imkanı olmayanı, alelade ifadeye sığmayanı söyler.” (s. 124)
“İnsan sesi hiçbir zaman boşa işlemez. Oyunla başlasa bile, aletin kendisi işi ciddileştirir.” (s. 125)

“Hakiki duası olan her şeyde karanlığın bir hissesi vardır. Gölgesini aydınlıkta bile yanı sıra gezdiren insanoğlunun yarı tarafını karanlık esrarengiz gayri şuur yapan asıl hazine, bizi kainat dediğimiz büyük manzumeye ithal eden bağların mecmuası, karışık ve mufassal benliğimiz onda saklıdır. Bunun içindir ki bilhassa sanat, karanlıktan kendini kurtaramamış, hatta nadir olarak elde ettiği gölgesiz aydınlıklar bile bizzat vuzuhun şiddetiyle hiç olmazsa gözlerimizi kamaştırmıştır.” (s. 133)

“Yaşanmış olan daima yaşanmıştır.” (s. 143)

“Doğrusu istenirse Müslüman Şark, hiçbir zaman, hiçbir yerde bizde olduğu kadar güzel, zevkli ve ölçülü olmadı.” (s. 149)

“Bir şehir kendi iktisadi kudreti kadar mamur olur.” (s. 151)

“Her şehre hüviyetini katan büyük şehirliler vardır.” (s. 157)

(*) Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşadığım Gibi, Dergâh Yayınları, Hazırlayan Dr. Birol Emil, İstanbul

Durdu Şahin

Ahmet Hamdi Tanpınar

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, söylenemeyenin incelikle söylenmesidir.

Metin, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın düşünce yazılarından derlenmiş alıntılardan oluşur. Kader, cemiyet, medeniyet, sanat, aşk ve şehir gibi konularda fikirler ileri sürülür. Anlatıcı, birey ve toplum arasındaki gerilimi, kültürel sürekliliğin önemini ve sanatın insan ruhundaki yerini vurgular.

Ana temavaroluş
Duygusal yönnotr
Yoğunluk20/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, kaderi ve cemiyetiyle hesaplaşırken kültürel süreklilik ve sanat aracılığıyla varoluşunu anlamlandırır.

Temel çatışma

birey ile cemiyet arasındaki gerilim

ATMOSFER

Düşünsel ve sorgulayıcı bir atmosferde, birey ve toplum üzerine fikirler dile getirilir.
gergindüşsel
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.