İnsan hatırladıkça değil, hissettikçe geçmişe döner.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Kanto XXIV

Kanto XXIV Şiiri - Ahmet Ada

Issızlığı içinde taşıyan kara ağaç
Gecenin ısısı suyun gürültüsü ondan
Uyanıp bakıyorum yaprakları ışıktan
Dalları biçimini almış kollarımın

Yapraklarının altında deniz desem
Ağaç desem bir kara ağaç
Yürüyor içimde denize doğru
Deniz içimde dumanlı orman

Uyanıp bakıyorum bön bön
İçimde ışıktan bir kara ağaç
Sarkıtıyor ayaklarını denize
Düş mü görüyorum ılgım mı
Deniz feneri su zambağına benziyor
Hava çın çın su havası kokuyor

Gecenin ısısı yazdan
Günden güne biçimini aldığım ağaçtan ısım
Hayır üşümüyorum sabah kapıda
Gök üstünü başını düzeltiyor
Sabahın tazeliği ıslığımın içinde
Dayanabilir miyim camların buğusunda
Şaşılası güzelliğine gemilerin

Ahmet Ada

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalbin unutmamayı seçtiği şeydir.

Şiir, gece ve deniz imgeleriyle örülü bir iç yolculuğu anlatır. Anlatıcı, kara ağaç ve deniz arasında gidip gelen düşsel bir hâl içinde, kendi bedeniyle doğa arasındaki sınırın belirsizleştiğini hisseder. Sabahın gelişiyle birlikte bu rüya hâli yerini gerçekliğe bırakır ve anlatıcı, gemilerin güzelliği karşısında dayanıp dayanamayacağını sorgular.

Ana duyguşaşkınlık
Ana temadoğa
Duygusal yönkarma
Yoğunluk55/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsanın iç dünyası ile dış dünyadaki doğa arasında belirsiz ve dönüşen bir sınır vardır.

Temel çatışma

Düş ile gerçeklik arasındaki geçişkenlik

Duygusal akış

Düşsel bir iç yolculuktan sabahın gerçekliğine geçiş

ATMOSFER

Gece ve denizin iç içe geçtiği, düşsel ve dingin bir atmosfer.
düşseldinginhüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.