Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Kanto XLVIII

Kanto XLVIII Şiiri - Ahmet Ada

(Mersin’de Eski Bir Sokakta)

Kanıyorum,
Kanayıp duruyorum Mersin’de eski bir sokakta,
Duvarlarında mor çiçek salkımları olan,
Denize inen bir sokakta,
Yağmurdan sonra,
Bakıp dolaştığım sokakta.
Ne arıyorum bu sokakta?
Belki yitirilmiş şeyleri yıllar boyunca.

Elimde Suriye’den getirilmiş kokulu bir tespih,
Kaldırıma çıkarılmış masaya oturuyorum,
‘Ne içersiniz’ diyor kahveci ‘Çay’ diyorum.
Deniz derinlere çekiyor beni.
Ruhum kanıyor gelmeyeceğini bildiğimden,
Arka bahçeden Akdenizli çocukluğumun.

Bir kuş havalanıyor su birikintilerinden,
Denize doğru uçuyor,
Bakıyorum ardından hüznüm dağılıyor,
Güneş sünepe bir bulutu aralıyor.
Yanımdaki masaya bir genç kız oturuyor,
On yedi on sekiz yaşlarında.
‘Ne çıkar’ diyorum kendi kendime,
‘Güneşli bir ikindi değil mi yaşlılık da? ’

Ahmet Ada portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazı cümleleri yıllar sonra anlar.

Şair, Mersin'de eski bir sokakta otururken geçmişe ve kayıplara duyduğu özlemi dile getirir. Denize inen sokak, çay içilen kahve ve genç bir kızın varlığı, yaşlılık ve geçmişin ardından bakışı simgeler. Şiir, hüzünlü bir kabullenişle sonlanır.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖzlem
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişe duyulan özlem ve kayıplar, yaşamın kaçınılmaz akışı içinde kabullenilir.

Temel çatışma

geçmiş ile bugün

Duygusal akış

Hüzünden kabullenişe doğru bir değişim var.

ATMOSFER

Hüzünlü ve nostaljik bir sokak atmosferi.
HüzünlüNostaljikYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.