Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Gökyüzünün Fıskiyesi

Gökyüzünün Fıskiyesi Şiiri - Ahmet Ada

anladım aramalıyım gökyüzünün fıskiyesini
gülleri ve gökkuşağını bulmak için
unutulmuş viranelerinde göğün
yakılıp yıkılmış köyler bulmalıyım
ağlamaya hazır yeni doğmuş çocuklar
hoyrat savaşın ölüleri arasında
acıdan yapılmış çiçekler
saf beyaz çiçekler
çoğalan çiçekler
boynu bükük çiçekler
dağ sularıyla açan yabanıl çiçekler
kurşun yanığı çiçekler
gözyaşlarından yas uçuran çiçekler
aramalıyım ay ışığında
gölgelerin giysileri içinde

okyanusta bir kayık olduğumu biliyorum
kayığın gökyüzüne değen sesi olduğumu
aramalıyım bulurum nasılsa
kimselerin aramadığı şeyi
uyruğu ipek ve maden olan yeryüzünde
tuzu ve tohumu
buğdayı ve meyan şerbetini çarşılarda
gül üzümünü soylu toprağımda

anladım bu dünyada varolduğumu
yapraktaki ağacı, sudaki balığı
kuştaki gökyüzünü, arınık çığlığımı,
bir fide götürmeliyim bu yüzden
hiç susmayan rüzgârın çanını dere yataklarından
gökyüzünün çimenini
gece çocuklarına

anladım ki arınmalıyım bu yaz
düşlerimde bile olsa
toplamak için paramparça olmuş
köklerimi toprağın altında

anladım ki arınmalıyım bu yaz
bulmak için güneş taşını
denizin derinlerinde, deniz ve gök
kırılmış bir ışıkta birleştiğinde

anladım gökyüzünün çayırına bakarak
gezegene ve ıssız yıldızlara
kaldırımlara istasyonlara su yollarına
bir gölgede bir bahçede gül ışığına
ay ışığında soluklanan geceye, samanyoluna
bakarak anladım çocukları

peki şimdi ben neredeyim sonsuzluk denizinde
yıldızlar nerede, güneş nerede
ama işte biliyorum ki
kentin karabasanı üzerimde
gölgeyi giyindim, kara yakılar süründüm
sana geldim cırcırböceği
bürünüp dünyanın o güzel biçimlerine
sana geldim döşeğimden doğrulup
gökyüzünün sonsuz fıskiyesi
al beni de koynuna
uçurumlarına, gök kıyılarına,
yirminci yüzyıldan kara yıllardan geldim
durgun bir ırmaktım önceleri
akasyalardan iğdelerden geldim
nasılsa bulurum seni
ey gökyüzünün rezil çiçeği

Ahmet Ada

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazı şiirleri okumaz; onlara denk gelir.

Şair, gökyüzünün fıskiyesini, gülleri ve gökkuşağını aramaya koyulur; savaşın yıktığı köylerde, acıdan yapılmış çiçeklerde ve gözyaşlarında anlam arar. Kendini okyanusta bir kayık, gökyüzüne değen bir ses olarak görür. Dünyada var olduğunu anlar ve arınma ihtiyacı duyar. Sonunda kentin karabasanından, kara yıllardan geldiğini söyleyerek gökyüzünün sonsuz fıskiyesine seslenir.

Ana duyguumut
Ana temaumut
Duygusal yönkarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, acı ve yıkımın ortasında bile güzellikleri ve anlamı aramalı, arınmalı ve evrenle bağ kurmalıdır.

Temel çatışma

Bireyin içsel arayışı ile dış dünyanın yıkımı arasındaki gerilim

Duygusal akış

Arayış ve hüzünden umutlu bir kabullenişe doğru ilerler.

ATMOSFER

Hüzünlü ama umutlu bir arayış atmosferi
hüzünlüumutludüşselnostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.