Bazı kelimeler insanın içindeki eski ışığı yakar.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Ölü Bir Gürültüyüm

Ölü Bir Gürültüyüm Şiiri - Adnan Satıcı

Büyüdüm ey girdap, yanılmayan yasa büyüdüm
Bedelsiz bir askerim ve senin surlarında
Cankuşum kafesinde, yüreğim yurdunda değil
Selinden kopan bir damlayım, yitmek yolunda
Birgün kavuşacak toprağım da yok
Sonsuz boşluğa dökülüyor kanımın şelalesi,
Ölü bir gürültüyüm yalnızca
Ya da bir ölünün çürüyen sesi
Çürüyorum ey girdap, ürkülecek yanım yok.

Pusatsızım ey yasa, hançer belimde değil
Boğazımı paslı bir hırıltıyla yırtıyor gurbet
Tanık yok. Oysa kentin ortasında cinayet
Sinsice gizledim katilimi yüzümün gölgesiyle.
Duyarlı çocuklar uykusu için
Katlanmaksa bu işte.
Düşürmedim gecenin tenhalığına beyaz bir leke.
Katlanıyorum ey cani ey kahreden açlığım
Umarımı eriterek geçen günlere
İntiharı düşünsem; ne bir şakağım var, ne de bir mermi
Sormuyorum bile birgün... Birgün biter mi?

Sormuyorum bile. Su olsam döner miyim

Koptuğum dağlarıma, en derin yatağıma
Güz öncesi resmime, en eski çerçeveme
Anlıyorum ey yasa, yargıçlar yanıtlamaz
Kırık bir asa olur, körün tek karşılığı
Attığı her adımı saydıran kaygı
Dönmekten vazgeçmeyi bile yasaklar.
Olmadı öyle bir şey, o geçmiş yoktur
Bin kez daha tövbeler, beni bağışla
O geçmiş yoktur... O geçmiş yoktur...
Koru ölü sesimi ey çağdaş dua.

Olmadı öyle bir şey, tek bir çiçek vermedim
Filizi olduğum ilkyaz anaya
Yollara düşmedim hiç, dağlarda ölmedim hiç
Kanayarak söylemedim hiçbir şarkıyı
Sevmedim hiçbir şeyi, bir şeyden iğrenmedim
Bu kadarı yetmez mi yüzümü anlatmaya
Olmadı öyle bir şey, öyle bir geçmiş
Dayadım ağzımı kuruttuğun çeşmeye
Çıldırırsa bilincim suyu beklerken
Küflenmiş tırnaklarım çökerse gırtlağına
Suçsuzum ey yasa
Çünkü bütün ölüler dışındadır yasanın.

Adnan Satıcı

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir dizede kendine rastlar.

Şiir, bir girdap ve yasa metaforu üzerinden bireyin varoluşsal sıkışmışlığını, kimlik kaybını ve geçmişi inkâr edişini anlatır. Anlatıcı, kendini bedelsiz bir asker, kafesteki cankuş, yurdundan kopmuş bir damla olarak tanımlar; gurbet, ölüm ve çürüme imgeleriyle kuşatılmıştır. Geçmişini yok sayarak suçsuzluk iddia eder, ancak yasa ve yargıçlar karşısında çaresizdir. Şiir, bireyin kendi gerçeğiyle yüzleşemeyişini ve ölümün yasa dışılığını vurgular.

Ana duyguçaresizlik
Ana temavaroluş
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, geçmişini inkâr ederek ve yasaya sığınarak varoluşsal suçluluk ve çaresizlikten kaçamaz; ölüler yasanın dışındadır.

Temel çatışma

birey ile yasa, geçmiş ile bugün, suçluluk ile suçsuzluk iddiası

Duygusal akış

Başlangıçtaki çaresizlik ve çürüme hissi, geçmişi inkâr ve suçsuzluk iddiasıyla yoğunlaşır.

ATMOSFER

Kasvetli ve boğucu bir iç hesaplaşma; ölüm, çürüme ve yalnızlıkla örülü karanlık bir ruh hâli.
kasvetliboğucuyalnızgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.