Bir şiir bazen koca bir ömrü hatırlatır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Çarpık Çağ

Çarpık Çağ Şiiri - Abdurrahim Karakoç

Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin
Biz aklın durduğu çağda yaşadık
'Ben dinsizim! ' diyen beyinsizlerin
Din dersi verdiği çağda yaşadık.

Çabuk pişsin diye zorbanın aşı
Ayıran olmadı kurudan yaşı
Keçinin kaplana her adım başı
Kırk tuzak kurduğu çağda yaşadık.

Baylar çalım sattı, bayanlar etin
Ar duvarı çürük, darbeler çetin.
Modern putçuluğun, şirkin, zilletin
Kemale erdiği çağda yaşadık.

Bazen kör kilitler vuruldu dile
Bazen armağanlar kazandı hile
Homo'nun,komo'nun, deyyusun bile
İtibar gördüğü çağda yaşadık.

Yabancısı olduk ilin, obanın
Müdür ekmeğini çaldı çobanın
Resmi dairede devlet babanın
İpe un serdiği çağda yaşadık.

Önümüz çileydi, arkamız cefa
Bir gün semtimize basmadı sefa
Mürşidin, müridin günde beş defa
Günaha girdiği çağda yaşadık.

Kimi hak adalet gördü düşünde
Kimi devlet kuşu buldu başında
Vatanseverlerin vatan dışında
Hasretlik sürdüğü çağda yaşadık.

Göz yumup izine düştük batı'nın
Tuttuk kuyruğundan haçlı atının
Pamuk yumağının, tüyün, tütünün
Nice baş yardığı çağda yaşadık.

Neler yıkmadık ki son olsun diye
Harcadık günleri gün olsun diye
Asker kaçağının şan olsun diye
Askeri vurduğu çağda yaşadık.

Dilendik, savurduk Doları, Markı
Döndükçe aşındı düzenin çarkı
Şalvarı, kasketi, gömleği, börkü
İhtiras sardığı çağda yaşadık.

Kimi vurgun vurdu döndü köşeyi
Kimi yalamakla doydu şişeyi
Kiminin ateşi, külü, maşayı
Ekmeğe dürdüğü çağda yaşadık.

Kılavuzluk yaptı körü beylerin
Seçimde sağılan sürü, beylerin
Morgtaki ölüden diri beylerin
Hâl-hatır sorduğu çağda yaşadık.

Atladık bir çağdan bir diğerine
Çıktık zirvelere, daldık derine
'Çağdaş bayanlar'ın cins beylerine
Çuvallar ördüğü çağda yaşadık.

Biri yola çıkmaz dayı bulmadan
Biri balık avlar suyu bulmadan
Birinin haftayı, ay'ı bulmadan
Milyarlar derdiği çağda yaşadık.

Baş örtüsü yasak,Türk olmak günah
Sabır ver, sabır ver ey gadir Allah!
Bulaşık basının her gün, her sabah
İslâm'ı Yerdiği çağda yaşadık.

Zorbaya rüşvettir 'nurol-çok yaşa'
Mâbutlar, kıbleler değişti hâşâ
İnsanın kâğıda, demire, taşa
Secdeye vardığı çağda yaşadık.

Görün hâlimizi biz insanların
Tutsağı olmuşuz suizanların
Her zaman her yerde müslümanların
Müslüman kırdığı çağda yaşadık.

Abdurrahim Karakoç portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.

Şiir, anlatıcının içinde yaşadığı dönemi ahlaki çöküntü, adaletsizlik, ikiyüzlülük ve değer yozlaşması üzerinden eleştirdiği bir hesaplaşmadır. Her kıtada, toplumun çeşitli kesimlerindeki çarpıklıklar ve çelişkiler sıralanarak, yaşanan çağın olumsuzlukları vurgulanır. Anlatıcı, bu dönemi bir tür hayal kırıklığı ve kırgınlıkla anar, ancak şiirin sonunda bir yakarışa dönüşen umutsuz bir teslimiyet de sezilir.

Ana duyguKırgınlık
Ana temaToplumsal eşitsizlik
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İçinde yaşanılan çağ, ahlaki ve toplumsal değerlerin alt üst olduğu, adaletin ve doğruluğun ayaklar altına alındığı bir dönemdir.

Temel çatışma

Bireyin ahlaki değerleri ile toplumdaki yozlaşma arasındaki çatışma

Duygusal akış

Şiir boyunca eleştirel ve kırgın bir tondan, son kıtalarda Tanrı'ya yakarışa ve toplumun haline acıma duygusuna doğru bir geçiş vardır.

ATMOSFER

Şiir, toplumsal çürümüşlüğün ve ahlaki yozlaşmanın yoğun olarak hissedildiği, karamsar ve boğucu bir atmosfere sahiptir.
KasvetliBoğucuGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.