Necati Cumalı portresi

Necati Cumalı

Yazar, şair, avukat Florina, Yunanistan
13 Ocak 1921 10 Ocak 2001 (79)
Şiirleri
“Necati Cumalı, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının çok yönlü yazar ve şairlerinden biri olarak şiir, öykü, roman, deneme ve tiyatro türlerinde eserler verdi. Ege yöresi insanının sorunlarını ve gözlemlerini eserlerine taşıdı. "Susuz Yaz" öyküsü ve "Viran Dağlar" romanı gibi yapıtlarıyla ödüller kazandı. Şiirlerinde çocukluk anılarından ve yaşam deneyimlerinden beslenen bir anlatım geliştirdi.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Necati Cumalı Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Necati Cumalı, 13 Ocak 1921'de Yunanistan sınırları içindeki Florina'da dünyaya geldi. Altı çocuklu bir ailenin en büyük evladıydı. Ailesi, 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Ortaöğrenimini 1938'de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.

İlk şiiri 1939'da Urla Halkevi Dergisi "Ocak"ta "A. N. Acar" imzasıyla yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" adıyla çıktı. Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Sıtkı ve Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanışarak onların etkisiyle şiirine yön verdi. Yüksek öğrenimini 1941'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı.

Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerlikten döndüğü 1945'te Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı ve askerlik sırasında yazdığı şiirleri "Harbe Gidenin Şarkıları" adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü ve Ankara gibi dergilerde şiirleri sürekli olarak yayınlandı. İlk hikâyesi "Aysız Geceler" 1945'te Yücel dergisinde çıktı. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı. 1949'da sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunuyla dikkat çekti.

1949'da Ankara'daki görevinden ayrılarak İzmir'e gitti ve 1957'ye kadar Urla ile İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. Bu dönemde "Güzel Aydınlık" (1951), "İmbatla Gelen" (1955) ve "Güneş Çizgisi" (1955) adlı şiir kitapları ile "Yalnız Kadın" adlı hikâye kitabı yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye ve roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimler eserlerine şekil verdi; özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarını işledi. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. 1957'de "Değişik Gözle" kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı ve o yıl avukatlığı bırakarak Paris'e gitti.

1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikâyelerine kaynaklık etti. 1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla yurda döndü ve İstanbul'a yerleşti. 1959-1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. İlk romanı "Tütün Zamanı" 1959'da tefrika edildi. Avukatlık yıllarında edindiği gözlemlere dayanan "Susuz Yaz" öyküsünü 1960'ta yazdı; üç perdelik bir oyun olarak tiyatroya da uyarladığı bu öykü, Metin Erksan tarafından filme çekildi (1963) ve 14. Uluslararası Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı'yı kazanarak (1964) Türk sinemasında çığır açtı.

1960'ta hariciyeci Berin Teksoy ile evlendi. 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Bazı yazıları nedeniyle 1966'da eşi Berin Hanım görevinden alınınca İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya ve Finlandiya'ya yurt dışı geziler yaptı; bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu.

"Makedonya 1900" ile 1970'te ikinci kez Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, "Yağmurlu Deniz" adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1969 Şiir Ödülü'nü, "Dün Neredeydiniz" adlı oyunuyla Kültür Bakanlığı 1981 Tiyatro Ödülü'nü, "Tufandan Önce" kitabıyla 1984 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, "Viran Dağlar" romanı ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yunus Nadi Roman Ödülü ve Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı 2000'de Tiyatro Yazarlar Derneği tarafından "Onur Ödülü" verildi.

10 Ocak 2001'de yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra 2001 yılı "Şiir Büyük Ödülü"ne değer bulundu ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ev "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açıldı; İstanbul'un Beşiktaş ilçesindeki Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikildi ve Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (43)

Şiir, geçip giden zamana bırakılmış küçük bir itirazdır.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.