“Muhammed İkbal'den sonra Urdu şiir geleneğinin çağdaş temsilcisi kabul edilen Pakistanlı şair ve gazeteci Faiz Ahmed Faiz, 1911'de Sialkot'ta doğdu. Lahor'da felsefe, Arap ve İngiliz edebiyatı eğitimi gördü; İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz-Hind Ordusu'nda subay olarak görev yaptı ve İngiliz İmparatorluk Madalyası ile ödüllendirildi. Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılmasının ardından ordudan istifa ederek Pakistan Times gazetesinde yayın yönetmeni olarak çalıştı; İlerici Yazarlar Hareketi üyesiydi ve 1951 Rawalpindi Suikastı olayı gerekçesiyle tutuklanarak dört yıl cezaevinde kaldı. 1962'de Lenin Barış Ödülü'nü kazanan şair, 1979 askeri darbesinin ardından Beyrut'ta sürgün yaşadı ve 1984'te Lahor'da vefat etti.”
Faiz Ahmad Faiz Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Muhammed İkbal'den sonra Urdu şiir geleneğinin çağdaş temsilcisi kabul edilen Pakistanlı şair ve gazeteci Faiz Ahmed Faiz, 13 Şubat 1911'de Sialkot'ta (bugün Pakistan toprağı) doğdu. Lahor'da felsefe, Arap ve İngiliz edebiyatı eğitimi gördü. Bu eğitim, onun hem Doğu hem Batı edebiyat geleneklerine hâkim bir şair olarak yetişmesinin temelini oluşturdu.
İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz-Hind Ordusu'nda subay olarak görev yaptı ve British Empire Medal (İngiliz İmparatorluk Madalyası) ile ödüllendirildi. Pakistan, Hindistan'dan ayrı bir devlet olunca ordudaki görevinden istifa ederek Pakistan Times (Pakistan'da Zaman) adlı sosyalist gazetede yayın yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Gazetecilik kimliği, onun edebî üretimiyle birlikte toplumsal ve siyasal meselelere duyarlı bir çizgide ilerlemesini sağladı.
Anjuman Tarraqi Pasand Mussanafin-e-Hind (İlerici Yazarlar Hareketi) üyesiydi. 1951'de Rawalpindi Suikastı olayında yer aldığı gerekçesiyle tutuklandı ve dört yıl kadar cezaevinde yattı. Hapishane yılları, şiirinin tematik derinliğini ve toplumsal eleştiri tonunu besleyen önemli bir dönem oldu.
1962'de Lenin Barış Ödülü'nü kazandı. 1979'da Ziya-Ül-Hak askeri darbesinin ardından Beyrut'ta gönüllü sürgün olarak yaşadı ve Asya-Afrika Yazar Birliği'nin yayın organı Lotus'ta çalıştı. 1982'de ülkesine döndü ve 20 Kasım 1984'te Lahor'da yaşamını yitirdi.
Öne Çıkan Şiirleri
İki Cihanda da Yitiriyor Aşkını
Gazel
Bu Zincire Vuruluş, Bu Darağacı Ânı
Hapishanede Bir Akşamüstü
Rubai
Konuş
Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.