Senin Sayende
Bu sabahta sensiz açtım gözlerimi Çaresizce resmine bakıp Seninle yaşamak istediklerime daldım Bir anda gerçeğe döndüm sonra Sensizlik gerçeğine. Sonra kirpiklerimi kapadım Gözleri…
ŞİİR KEŞFİ
Hatırlama temasının öne çıktığı şiirleri Şiirhane’de keşfedin.
Bu sabahta sensiz açtım gözlerimi Çaresizce resmine bakıp Seninle yaşamak istediklerime daldım Bir anda gerçeğe döndüm sonra Sensizlik gerçeğine. Sonra kirpiklerimi kapadım Gözleri…
Özledim... Yanıklık canıma değdi... Özledim, yıllarca daha özlerim. Hasret türkü olsa, ben onu çalsam, Kırılıp giderdi nice sazlarım... Yatın ümitlerim, uykuya yatın! Bitin hasretl…
Ne ümitlerle gelip dünyaya En güzel ismi takındın: Afşın! Böyle erken bırakıp gitme neden? Kaç bahar, kaç yılı doldurdu yaşın? Kaldı senden bize bir gamlı seda... Bir vedadır o sed…
Şu senin eşsiz sessizliğin kabaran yerlerinden duyulabilir pekâlâ mesela kolunun dirsek içine dokununca göğsüne başını dayadığında herhangi biri ellerin tutulduğunda bir kedi karşı…
Ne zaman gözlerine baksam bir okyanusla yıkanıyor kalbim. Nereye gitsem hep sende kalıyorum yıldızların gökyüzünde kaldığı gibi. Bir yağmur damlasına çizdim o küçük gölün kıyısında…
Bu şehirde ne varsa hepsi sen, taş kaldırımlar,ıslak caddeler,dökülen yapraklar, yeşeren çiçekler her haliyle sen. Her haliyle sen bu koca şehir her yerinde sen bu koca şehrin.. Ki…
Otel odası, deniz kıyısı, gün batmakta Gitti: ve göremeyeceğim onu bir daha Gitti: ve göremeyeceğim onu bir daha. Bakıp bakıp divanda bıraktığı çiçeğe Sarılıyorum divanın yıpranmış…
-Ziya Osman Saba'ya... Saygıyla.- mor atlas kırık cetvel yeşil saten bir yaslı enlem bir hüzünlü boylam doğduğu gün düşmüş takvimden adını bile duymadan ölmÜş ablam hayatı gösteren…
Birbirimizi çok sevdik ve ben seni hiç unutmadım ve çok özledim Lâra. En büyük aşkımdın sen benim. Büyülü mutluğum ve mutsuzluğum ve sonsuz bağımlılığımdın. Biz bir uçak gibi aşkın…
Gittin Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı Dudaklarımızda sıradan sözcükler Vedalaşmayı bile beceremedik Son bir bakış kaldı arkanda Kalabalı…
-oğuz atay ve bütün disconnectus erectus'lara- 1 hadi gülüm koy heybene hüznünü bir parça beyaz peynir bir parça kalbi harap birkaç günlük yalnızlık birkaç kitap hani şu seevmediği…
Şimdi yaprak yaprak yırtılan rüzgâr Ölümün yurdudur. Tutunacak bir dağ Arar. Yaslı yaz unutulur. Ağustosun Üçü unutulur. Günün eli yaşayanların Alnındadır. Yalnızlık Hititli güneşi…
Nerde gecelerde o renk, o dekor? Kuşlar yıldız yerdi avuçlarımda… Harladıkça koynundaki iki kor; Zemheriler terdi avuçlarımda… Gömülürken yüzüm sıcak bir kara, Kaçardı dolunay kara…
Bir siyah beyaz İstanbul fotoğrafı vardı düşüp yitti cebimden her kapıyı açan anahtarımken solup kayboldu puslu albümdekiler tualimde bir bulut aksanı fırçamda kirli mavi kalemimde…
üşümek üşümek bir tanem çocuksu gözlerinin alevinde titreyip üşümek ve kaçıp gitmek buralardan buralar bana dar geliyor sevdiğim yüreğim sığmıyor göklerin altına vurup gidiyorum rü…
-Bir Hatıraya- Genç adam… Ne için gamlısın sen yine? Elemli gölgeler sinmiş hep çehrene… Bir uzak hayali yaşıyor gibisin, Hasta bir hicranla titriyor bak sesin. Ne için, ya ruhun a…
“Şiir, insanın kendine söylediğiŞiirhane · Sözün evi.
en dürüst sözdür.”
Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.